Ana Sayfa | Yazarlar  | “Vatanı seven onu eserlerle onurlandırsın”
“Vatanı seven onu eserlerle onurlandırsın” | Saffet Emre Tonguç
Beyoğlu’nun İtalya ile olan bağları Cumhuriyet döneminden çok daha gerilere dayanıyor. İtalya’nın birliğini kurarak tek bir ülke haline gelmesini sağlayan ulusal kahramanı Giuseppe Garibaldi’nin 20’li yaşlarında üç yılını İstanbul’da geçirdiğini biliyor musunuz?


Garibaldi’nin 1828-1831 yılları arasında ikametgahı İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Eski Çiçekçi Sokak’taki 17 numaralı ev olmuş. Bu adresin hemen yakınında ise iki cephesi İstiklal Caddesi’ndeki Deva ve Perukar çıkmazlarına bakan ‘Società Operaia Binası’ ya da kurucu başkanının adıyla Casa (Ev) Garibaldi olarak adlandırılan bir sosyal merkez bulunuyor. Söz konusu kurum İtalya’da ilki 1848 yılında kurulan ve kısa süre içerisinde bütün ülkede sayıları hızla artan İtalyan işçi yardımlaşma cemiyetlerinin ülkemizdeki bilinen tek örneği. Yapı her iki yanında bulunan binalardan iki kat daha alçak. Her iki cephesi ve iç düzenlemesi ise oldukça sade. Kayıtlara göre temeli 1884 yılı sonunda atılan ve inşaatı yaklaşık bir yıl süren yapının 3 Kasım 1885 yılında tamamlanıp açıldığı biliniyor. Temel atılırken bir şişe gömüldüğü, içindeki parşömen üzerinde de günle ilgili açıklamaların ve emeği geçenlerin imzalarının bulunduğu söyleniyor. Şişeye günün bir gazetesi ile dönemin İtalyan ve Osmanlı sikkeleri de konulmuş.

Mimar kim?
Binanın mimarı olarak kaynaklarda sıklıkla ve hatalı bir şekilde Torino kökenli İtalyan mimar Alessandro Vallauri (1850-1921) gösteriliyor. Vallauri hakkında kaynaklarda rastlanan bir diğer hata da imzasını sıklıkla Fransız izlenimi verecek şekilde Alexandre Vallaury diye attığı için ‘Fransız’ olarak belirtilmesidir. Dernek kayıtlarına göre sadece bir yıl önce üyeliğe kabul edilen (1883) İtalyan vatandaşı mimar Vallauri oluşturulan imar komisyonunun başkanıymış ancak projeyi teslim etmemiş. Derneğin Mart 1871’den beri üyesi olan Lombardia kökenli mimar Bernardo Bottarlini’nin projesi uygulanmış. Ancak amacı sadece üyeler arasında yardımlaşmayla sınırlı kalmadan ihtiyaç sahiplerine destek vermek olan dernek üyeleri, uzun süre bir bina için fazla para harcamak istememişler. Kısıtlı imkanlar ile inşa edildiği anlaşılan yapı İstanbul’da sayıları binleri bulan İtalyanlar için kısa süre sonra yetersiz kalmış ve kurum arşivindeki belgelerden anlaşıldığına göre uzun süre yeni bir bina veya arsa aranmış. Kurumun arşivinde bulunan toplantı tutanaklarından anlaşıldığına göre bu yenileme çalışması 27 Ocak 1910 tarihinde bitirilmiş ve binanın yeni hali törenle açılmış. Bu yapının mimarları ise Giulio Mongeri ve Edoardo de Nari olmuş.

Mütevazı bir eser
Günümüzde Società Operaia, Osmanlı’nın son döneminde bugünkü çehresini kazanan İstiklal Caddesi’nin genel mimari iklimine uygun nitelikler taşıyan bir bina. Ancak aynı bölgenin cadde üzerinde yer alan nispeten daha gösterişli, cephelerinde figürlü veya bitkisel bezeme öğeleri taşıyan, klasik mimari özellikler gösteren başlıca binalarının yanında daha mütevazı bir kimlik taşıyor. Sahne kemerinin üzerinde bazıları kırılmış ve metal kenetlerle tekrar birleştirilmiş altın varaklı, ahşap büyük harflerle İtalyanca “CHI AMA LA PATRIA LA ONORI CON LE OPERE” (Vatanı seven onu eserlerle onurlandırsın) yazısı yer alıyor. Bina aynı zamanda İstanbul’da yaşayan İtalyanların toplanma yeri olduğundan önemli bir arşive de ev sahipliği yapıyor. Arşivde toplamı 10 bin sayfanın üzerine çıkan el yazısıyla tutulmuş tutanak defterleri en önemli kalemi oluşturuyor. 1864 yılından itibaren kaydı bulunan tutanaklar eksiksiz halde günümüze kadar gelmiş. Defterlerin bir kısmı ile kütüphanede yer alan (en eski beş örnek 1741 tarihli) 2.700 kitap ve dergi cildinin önemli bir kısmı günümüze çok iyi durumda ulaşmış. İstanbul sırlarla dolu bir şehir. Vakit bulduğunuz bir gün Beyoğlu’nun ara sokaklarına bir dalın, gerçekten çok şaşıracaksınız.


Paylaş
#
#
#
#
#
#
Bu konu hakkında henüz yorum yapılmadı.
DİĞER YAZILARI










ALIŞVERİŞ
Tommy Hilfiger yılbaşı koleksiyonunu 'Happy Holidays from The Hilfigers' adlı bir rekla...
İSTANBUL LIFE TV
Bebek Parkı’nın karşısında yer alan Kırıntı, her damak tadına hitap eden bir menüye sahip.
FOTO GALERİ
Cadde'nin En Yenisi
Düşünmeden, sorgulamadan akışında savrulup gitmeye ne dersiniz?
Kış sezonunun nabzını tutan 14 mekandan gece alemine ışık tutuyoruz.
Sanat adına birçok soru soruyor
‘Eski’yi yenileyerek yaşatıyor
SEMT REHBERİ
Yılbaşı gecesini dolu dolu geçirmek isteyenler için en iddialı restoran, bar, kulüp önerileri...
OY VERİN!
İstanbul'un trafik sorununda önümüzdeki beş yıl içinde bir iyileşme bekliyor musunuz?

EDİTÖRDEN
Mayısla birlikte yaza geri sayım başladı. Şehirde açık hava mekanlarında keyif yapmanın...
360° İSTANBUL
İstanbulun en güzel yerlerini bilgisayarınızın başından kalkmadan dolaşabilirsiniz.
TARTIŞIN!
İstanbul gecelerinin vazgeçilmez mekanlarından ilk üçü sizce hangisi?
3 kişi fikir belirtti!
Siz de katılın!
KİTAP
İstanbul Life, okurlarını kapak yapıyor

DERGİDE BU AY!
Editörden...
Teraslar, bahçeli mekanlar, şık restoranlar, gece kulüpleri… Mevsimin tadı bu mekanlarda çıkar.
İsviçre’nin güneyinden İstanbul’a uzanan Fossati kardeşlerin ilginç hikayesi...
Festivalden konsere, tiyatrodan sergiye takip edebileceğiniz etkinlikler ajandamızda!
Hayatımın Aşkı dizisiyle ekrana dönen oyuncuyla İstanbul’u ve yeni dizisini konuştuk.
ŞEHİR REHBERİ
Günümüzde moda trendleri artık sokaklarda...
ŞEHRE DÖNMENİN GÜZELLİĞİ
Çocukken pul koleksiyonu yapardım
Tantuni, Mersin denince akla ilk...
“Vefa İstanbul’da bir semt adıymış”...
Kuledibi’nde ‘Dil’ buluşması Geçen ayın...
Advertisement