360 İstanbul bünyesinde hizmet veren Senses, insanların karanlıkta yemek yediği bir restoran. Dünyada birçok örneği bulunan bu konsept, artık Türkiyede de var. Merak edenler için bu deneyimi hemen gerçekleştirdik. Yazi: A. Sami Özburak
Karanlıkta yemek yemek nasıl bir şey? Elektrikler kesildiği zaman nispeten de olsa, bu deneyimi
yaşayabilirsiniz. Ama bir de zifiri karanlığı düşünün. Burnunuzun ucunu görmediğinizi ve türn hareketlerinizi el yordamiyla yaparak yemek yediğinizi hayal edin. Dünyanın birçok ülkesinde var olan bu konsepti 360 İstanbul, Senses ile İstanbul'lularla tanıştırıyor. Senses, tamamen bu konsepte göre tasarlanmış, 360 istanbul’un altında bir mekan. Yemeğe katılmak için 125 TL karşılığındaki fiks mönü paketini almaniz gerekiyor. Konsept gereği grup olarak yemeğe giriliyor. Yemek öncesi mevcut gruba birtakım bilgiler veriliyor. Salona nasıl gireceğiniz, masayı nasıl bulacağınız, önlüğü nasıl takacağınız... Hepsi bu minik derste gösteriliyor. İçerisi zifiri karanlık olduğu için önünüzdeki kişinin omuzlarına ellerinizi koyarak ilerliyorsunuz.
Masanızı bulduktan sonra oturuyorsunuz. Garsonların gözlerinde gece görüşü gözlükler bulunuyor. Bu gözlüklerin düğme boyutunda saçtığı ışıklar sayesinde onları görebiliyorsunuz. Havada uçuşan onlarca ateş böceği gibiler. İlk oturduğunuz anda masanızda başlangıcınız hazır oluyor. Onu afiyetle yedikten sonra servis devam ediyor. Karanlıkta olmanıza rağmen hiçbir aksilik veya yavaşlıkla karşılaşmıyorsunuz. Yemeğe arada bir canlı keman veya bir tenorun performansı eşlik ediyor. Karanlığın içinde bu müzikler tüylerinizi ürpertiyor. İşin eğlenceli kısmı da, sık sık başkasının kadehini alanlar, çatalını peçeteye batıranlar, kadeh tokuşturacağım derken içkiyi dökenler...
Belki bu size gereksiz bir aktivite olarak gelebilir. Aslında birçok öğretici yanı var. Bir duyu organınızı devre dışı bırakarak tat alma duyunuzu zorluyorsunuz. Karanlıkta algılarınız tamamen değişiyor. Bir süre sonra çatal bıçak kullanmayı bırakıp elinizle yemeye başlayabilirsiniz. Böylesi aslında en rahatı. Nasıl olsa kimse kimseyi görmüyor, bir de çatalla bıçakla uğraşırken yemeğinizi soğutabilirsiniz. Yemek bittikten sonra tüm perdeler iniyor ve şahane bir İstanbul manzarasıyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Daha sonra konuklar küçük bir teste tabi tutuluyor. Burada ne yediklerine dair sorular bulunuyor. Tat alma duyunuz ne kadar gelişmiş bunu bu testle öğrenebiliyorsunuz.