istanbullife.com.trİstanbul' u yaşayanların adresi
Anasayfa > İstanbul Günlükleri
Modern zaman antikası daktilolanun tamiri
Yazı karakteri : AAA
Lütfü Tınç Lütfü Tınç

İlk daktilom 1930 model bir ‘Remington’ idi. 1960’ların ortalarında, ilk şiirlerimi bu makineyle yazmıştım. Sonra başka daktilolarım da oldu. Örneğin 1970’lerde bej renk bir ‘Adler’im, 1980’lerde yine siyah bir Remington’um vardı. Ancak en sevdiğim makinem, ilk Remington’umdu elbette. Tuşlara vurduğumda, ‘teneke’ değil, ‘demir-çelik’ sesi gelirdi kulağa ve bu ses bana, yazdıklarım konusunda bir güven verirdi. Tabii, sonradan öğrendim ki, bu cahil cesareti imiş!

Her ne ise, konumuz yazarlık değil, yazı makineleri… Adresimiz de çok açık: Salim Yavuz Yazdıç’ın Mecidiyeköy’deki bürosu. Salim Yavuz Bey’i ben, son daktilo tamircim -şimdilerde meslek değiştirdi- Şenol Ataman’ın tavsiyesiyle buldum. Yavuz Bey, Şenol Ataman’ın dayısı aslında…

1940 Beşiktaş doğumlu Yavuz Yazdıç, “1954 senesinde, babamın vazifesi dolayısıyla, Ereğli yani Zonguldak Ereğli’si Kömür İşletmeleri bünyesinde işe başladım“ derken, bize ilk ‘İşçi Şahadetnamesi’ni gösteriyor. Her şeyi saklamış Yavuz Bey… Babası o dönemde, Ereğli Kömür İşletmeleri’nde Ambarlar ŞeŞ imiş. Kendisi de,
1954’ten 1960’a kadar, ‘ocak dışında’ yani işletmenin atölye bölümlerinde ‘daktilo tamircisi’ sıfatıyla çalışmış; ama sadece daktiloları değil, işletmenin oŞslerindeki bütün büro makinelerini yani hesap makinelerini de onarmayı öğrenmiş… Orada, ilk ustası Abdurrahman Geyik…

“Orada ben işimi ilerlettim ve 20 yaşında, yani 1960’ta ‘seyyar tamirci’ olarak, bütün Türkiye’yi gezdim“ diyen Yavuz Usta, günde 22 saat çalıştığını söylüyor… 1960’ların Anadolu’sunda, ‘Yavuz Usta’ her gittiği kentte, banka şubelerinden, fabrikalara, ihtiyacı olan herkesin imdadına yetişmiş. Gündüz ayrı, gece ayrı
çalışıyormuş ve Şyatlar da, gündüz ayrı, gece ayrı imiş… “Bankayı üzerime kilitleyip
gidiyorlardı; sabaha kadar, otel yüzü görmeden çalışırdım“ diyen Yavuz Usta, ‘Çok büyük
paralar’ kazandığını da vurguluyor: “Bir memur maaşı 1960’larda, 250 liraydı. Bir kollu Facit, kaçak gelirdi; beş bin liraydı. Makinenin bedelinin yüzde birini tamir parası aldığımız zaman, çok büyük para kazanmış olurduk. Ama kimse de, yüzde bire tamire yanaşmazdı. Yüzde beş ya da on isterlerdi.“ Daha sonraları İstanbul’a dönen Yavuz Yazdıç’ın ikinci ustası, Selami Ateş’in tamir atölyesi, Cağaloğlu’ndaki eski Hürriyet binasının karşısında, bir pasajın içindeki bodrum katındaymış. Selami Ateş, halen hayatta; ama artık işi bırakmış… 1962’de Yavuz Yazdıç, Süleyman Demirel’in de bir dönem çalıştığı Morrison Şrmasına giriyor; 1967’ye kadar orada çalışıyor, onların büro makinelerini ve daktilolarını tamir ediyor. Sonra Amerikan Hava Kuvvetleri’nden güzel bir
teklif alıyor ve onların fstanbul’daki merkezlerinde, bütün Amerikan üslerinin büro makinelerinin ve daktilolarının tamirinde ‘baş usta’ olarak çalışmaya başlıyor. “Mecidiyeköy’de, Selahaddin Bayazıd’ın
‘Bayazıd Han’ı vardı; orası bize aitti; Zincirlikuyu’da, şimdi Aygaz’ın bulunduğu yerdeki bina da Amerikalılara aitti ve orada da bu tür tamir işleri yapardık. Karadeniz’deki Trabzon, Sinop gibi üslerden, Adana’daki
tesislerden, atom başlıklarının bulunduğu Çakmaklı’daki tesislerden, oralarda yapılamayan bütün büro makineleri ve daktilolar bize gelirdi.“ Yavuz Yazdıç’ın anlattıklarını dinlerken, bir zamanlar Milli Reasürans şirketinde gördüğüm bir ‘mini-müze’ aklıma takılıyor… Burada, çok farklı mekanik hesap makineleri ve çok ilginç Facit’ler vardı… Yanılmıyorsam, hala da var… Bunları kendisine anlattığımda, “Facit, en basitidir…
Küçücük bir kasada, 40 - 50 bin tane mekanik parça, korkunç bir hızla çalışır. Ben onların bütün modellerinin tamiratını yapardım“ diyecekti bana Yavuz Usta… Artık ustalığın da bir değerinin kalmadığını vurgulayan Yavuz Yazdıç, “Biz eskiden parça da bilmezdik; tutup kendimiz imal ederdik parçaları. Tesviyeci olmayan makine amircisi olamazdı“ diyor ve kendi atölyelerinde her zaman tornatesŞye aletlerinin var olduğunu dile getiriyor…

Yavuz usta ilk dükkanını 1964’te Büyük Postane’nin karşısındaki Valori Han’da açmış ve o aralar, İstanbul elefon Başmüdürlüğü’nün işlerini yapmaya başlamış. Tam 40 yıl sürmüş bu bağlantı. O dönemde, telefon müdürlüklerindeki ‘adres makineleri’nden anlayan tek usta da kendisiymiş… Bu arada, PETKfM’in işlerini de
yapmış yine 40 yıl boyunca… Tam 50 yıldır da İstanbul’daki birçok üniversitenin işlerini yapıyor.


Amerikalılarla 1975’e kadar sürdürdüğü çalışmaları sırasında, kardeşleriyle birlikte, piyasa işlerini devam ettirmiş; gündüz kardeşlerinin müşterilerden topladıkları makineleri, geceleri evde tamir eder olmuş… Çok hızlı çalıştığını söyleyen Yavuz Yazdıç, “Hiç arıza aramam, makine önüme geldiğinde, hemen bakar bulurum
arızayı“ diyor. Daktilo olsun, büro makinesi olsun, mekanik tamir olayları, 80’li yıllara ve hatta 90’lara kadar bu
piyasayı ayakta tutmuş sonra elektronik makineler, elektrikli daktilolar devreye girince, işin rengi değişmiş; ama ‘Yavuz Büro makineleri’ bu gelişmelere ayak uydurmuş. Yavuz Yazdıç ve oğlu Bedri Yazdıç, Mecidiyeköy, 2. Taşşocağı Caddesi, Damla Sokak No 1/2’deki atölyelerinde (0 212 275 17 35), şu an, bilgi işlem ürünleri üzerinde çalışıyorlar. Ama kartvizitlerinde ‘daktilo’ sözcüğü de hep yerinde duruyor. Meraklıları için, koleksiyoncular için, kaliteli bir onarıma her an hazırlar.


Yorumlar

Siz de yorumunuzu yazın:

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İstanbul Life Online sorumlu değildir.

Semt Rehberi

Beyoğlu

Beyoğlu

BEYOĞLU KENDİ İÇİNDEN YENİ YAŞAM ALANLARI ÇIKARIYOR.  ASMALI YERLERİ. BU GELİŞMENİN TESADÜF OLMADIĞINI SÖYLEYEN BEYOĞLU KULEDİBİ ARASINDA...

Foto Galeri

Copyright © İstanbul Life Online | Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.
Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli - İstanbul
Doğan Burada