Ana Sayfa | Yazarlar  | Aslı Uzak Doğulu, lezzeti İspanyol
Aslı Uzak Doğulu, lezzeti İspanyol | Mehmet Yaşin
Zorlu Center’daki Raffles Hotel’e geçen ay gittim. Etkileyici bir lobisi vardı. Keşfe çıktığım lezzet durakları ise bir üst katta sıralanmıştı. 

Raffles Oteli ile ıslak ve sıcak bir günde Singapur’da tanışmıştım. İç bükey, koloni dönemi mimarisinin tüm özelliklerini yansıtan, üç katlı, sütunlu, beyaz bir binaydı. 1887 yılında hizmete giren bu muhteşem otel, artık Singapur’un en önemli anıt yapısı olmuştu.
Niyetim, o sıcak günde, otel kadar ünlü Raffles Bar’da biraz serinlemekti. Barın tavanında, geçmiş dönemi anımsatan vantilatörler dönüyor, sıcağı dağıtmaya çalışıyorlardı. Görüntü çok etkileyiciydi ama yapışkan sıcak bir türlü gitmek bilmiyordu. İlk kez bu barda yapılıp, buradan bütün dünya barlarına dağılan ‘Singapur Sling’ adlı kokteyli yudumlarken, ter damlacıklarının sırtımdan aşağıya doğru süzüldüklerini hissedebiliyordum. Kokteylin yanında verilen fıstıkların kabuklarını ise yere atıyordum. Çünkü adet böyleydi. Raffles Plaza, Raffles alışveriş merkezi, Raffles meydanı, Raffles oteli, Raffles heykelleri... Kente imzasını atan bu adam kimdi acaba? Kısa bir araştırmadan sonra bu kentin kurucusu olan Sir Thomas Stamford Raffles’in, ‘Karayip Korsanları’nı kıskandıracak kadar heyecanlı bir yaşam öyküsüne sahip olduğunu öğrendim. İşte bu adamın adını taşıyan lüks otelin, İstanbul Zorlu Center’daki şubesine geçen ay gittim. Öncelikle bu otelle orijinali arasında dış görünüş bakımından hiç bir benzerlik olmadığını belirtmeliyim. İstanbul Raffles, çok katlı klasik bir otel görünümünde. Etkileyici bir lobisi vardı. Beni ilgilendiren mekanlar bir üst katta olduğu için lobinin güzelliğinin tadını çıkartamadım. Üst katta, sağ taraftaki barın adı ‘Writers Bar’dı. Her ne kadar Türk yazarlar buraya henüz uğramasalar da, rahat koltukları, zengin barı, sessiz ortamı ile yazarlara yakışır bir bar olduğu belli oluyordu. Hemen solda, ünlü Long Bar yer alıyordu. Rahat koltuklar, aydınlık bir bar tezgahı, canlı müzik ile otelin en hareketli mekanıydı. Servis elemanları gerçekten işlerini çok iyi biliyorlardı. Hatasız ve dostça servisleri, barın en önemli özelliğiydi. Bir diğer özelliği ise kokteylleriydi. Şef barmenin ve yardımcılarının hazırladıkları kokteyller, damağımda lezzetli tatlar bıraktı. Özellikle Türk kahvesi ve rakı ile yapılan özel kokteyl, her türlü övgüyü hak ediyordu. Long Bar’dan Arola Restaurant’a geçmeden önce, ikinci duraklamayı aradaki Şampanya Barı’nda yaptım. En ünlü markaların sıralandığı raflar, bir kuyumcu vitrini gibi göz alıcı ve tahrik ediciydi. Barları aşıp, Arola Restaurant’daki masama oturmam epey zaman aldı. Burada, restorana adını veren iki Michelin yıldızlı şef Sergi Arola’nın hazırladığı kış mönüsünün tadına bakacaktım. Yemeklerden önce biraz şeften söz etmekte yarar var. Sergi Arola, Barselonalı bir Katalan. Mutfak macerasına Ferran Adria’nın El Bulli restoranında başlamış. İlk restoranı olan ‘La Broche’yı, 1997 yılında Madrid’te açmış. Bir yıl sonra da ilk Michelin yıldızını almış. Daha sonra diğer ödüller sıralanmaya başlamış. Arola kendini ‘Mutfağın asi çocuğu’ olarak adlandırıyor. Şefin mönüsü, modern İspanyol mutfağının bir özeti gibi. Bildik malzemelerden çok farklı lezzetler ortaya çıkarılmış. El Bulli mutfağının yoğun etkisi gözden kaçmıyor. O akşam şefin açıklamaları eşliğinde, mönüdeki hemen hemen tüm yemeklerin tadına baktım. O kadar yemeği nasıl yedin derseniz, tabaklardaki yemeklerin ‘minimalist’ miktarlarda olduğunu söyleyebilirim. Masaya gelen ilk tabaktaki kral yengece, haşlanmış yumurta, domates köpüğü ve çekirdekli ekmek eşlik ediyordu. Özellikle domates köpüğü, o muhteşem yengecin bacaklarının müthiş lezzetine lezzet katmıştı. İkinci tabakta sebzeler yer alıyordu: Bebek havuçlar, yeşil kuşkonmaz, taze filizler. Üçüncü tabakta ise porçini mantarı tüm lezzeti ile masayı şereflendirdi. Porçininin lezzetine ise düşük ısıda pişirilmiş carpaccio, çam fıstığı ve kestane dilimleri eşlik etmişti. Bir sonraki yemek olan karides ravyoli, tam bir Akdenizliydi. Mürekkep balığı mürekkebi ile yoğrulmuş hamurdan yapılan ekmek dilimleri arasındaki kalamar ızgara, limon reçelinden aldığı tatlılı ekşili tadıyla gecenin gözdelerinden biriydi.
Şefin imza yemeği ‘Brava Arola’, ilginç salsa sosu ve Aioli sosundan aldığı lezzetlerle doyumsuz bir yemeğe dönüşmüştü. Ama iki lokmada bitmesi, bu lezzetin damağıma tam olarak sıvaşmasını engelledi. Son yemek olan Arola lamburger ise hem lezzeti hem sunumu ile beni çok mutlu etti.
Şef, bu lezzetli yemeği moleküler meyve salatası ile noktalamıştı. Her lokmada şefin aldığı yıldızları hak ettiğine karar verdim. Bir not: Restoranda öğle yemeği servisi yok, ayrıca pazar günleri kapalı. Aklınızda bulunsun. 
Raffles Hotel Zorlu Center Zincirlikuyu
Tel: 0212 924 02 00



Paylaş
#
#
#
#
#
#
Bu konu hakkında henüz yorum yapılmadı.
DİĞER YAZILARI










ALIŞVERİŞ
Tommy Hilfiger yılbaşı koleksiyonunu 'Happy Holidays from The Hilfigers' adlı bir rekla...
İSTANBUL LIFE TV
Bebek Parkı’nın karşısında yer alan Kırıntı, her damak tadına hitap eden bir menüye sahip.
FOTO GALERİ
Cadde'nin En Yenisi
Düşünmeden, sorgulamadan akışında savrulup gitmeye ne dersiniz?
Kış sezonunun nabzını tutan 14 mekandan gece alemine ışık tutuyoruz.
Sanat adına birçok soru soruyor
‘Eski’yi yenileyerek yaşatıyor
SEMT REHBERİ
Yılbaşı gecesini dolu dolu geçirmek isteyenler için en iddialı restoran, bar, kulüp önerileri...
OY VERİN!
İstanbul'un trafik sorununda önümüzdeki beş yıl içinde bir iyileşme bekliyor musunuz?

EDİTÖRDEN
Mayısla birlikte yaza geri sayım başladı. Şehirde açık hava mekanlarında keyif yapmanın...
360° İSTANBUL
İstanbulun en güzel yerlerini bilgisayarınızın başından kalkmadan dolaşabilirsiniz.
TARTIŞIN!
İstanbul gecelerinin vazgeçilmez mekanlarından ilk üçü sizce hangisi?
3 kişi fikir belirtti!
Siz de katılın!
KİTAP
İstanbul Life, okurlarını kapak yapıyor

DERGİDE BU AY!
Editörden...
Teraslar, bahçeli mekanlar, şık restoranlar, gece kulüpleri… Mevsimin tadı bu mekanlarda çıkar.
İsviçre’nin güneyinden İstanbul’a uzanan Fossati kardeşlerin ilginç hikayesi...
Festivalden konsere, tiyatrodan sergiye takip edebileceğiniz etkinlikler ajandamızda!
Hayatımın Aşkı dizisiyle ekrana dönen oyuncuyla İstanbul’u ve yeni dizisini konuştuk.
ŞEHİR REHBERİ
Günümüzde moda trendleri artık sokaklarda...
ŞEHRE DÖNMENİN GÜZELLİĞİ
Çocukken pul koleksiyonu yapardım
Tantuni, Mersin denince akla ilk...
“Vefa İstanbul’da bir semt adıymış”...
Kuledibi’nde ‘Dil’ buluşması Geçen ayın...
Advertisement