Ana Sayfa | Yazarlar  | Boğaz’ın yanan yalılarıyla kaybolan tarih
Boğaz’ın yanan yalılarıyla kaybolan tarih | Saffet Emre Tonguç
Boğaz’ın en kıymetlileri sıra sıra dizili yalıları. Onları ne kadar önemsediğimizse meçhul! Zira başlarına gelen her talihsizlik aslında bizden çalıyor, koca bir tarihi sinsice yok ediyor.

Esma Sultan Yalısı
Ortaköy Camii’ni geçtikten hemen sonra karşınıza çıkan Esma Sultan Yalısı’nı gözden kaçırmanız olanaksız. Yalı Sultan I. Abdülhamid’in kızı olan ve Çerkez Mehmed Paşa’yla evlenen Esma Sultan (1778-1848) için yapılmış. II. Mahmud’un kız kardeşi olan Esma Sultan enteresan bir kadın. Yazılanlara göre çok renkli bir hayat yaşayıp geride gözü yaşlı çok sayıda erkek bırakmış. Bu arada tarihte üç Esma Sultan olunca kaynaklarda yalının sahibinin hangisi olduğuyla ilgili farklı bilgiler var. Her yazarın ayrı bir Esma Sultan’ı var. Biz tercihimizi 1778 doğumlu olan için kullandık! Yalı önce okul, sonra tütün deposu, 1975’teki yangında harabeye dönmeden önce de kömür deposu olarak kullanılmış. 1990’larda buradaki kalıntılar The Marmara grubu tarafından alındı. Geride kalan dört duvarın içine cam ve çelik konstrüksiyon giydirildi. Günümüzde sosyal toplantılar ve özellikle sosyete düğünleri için kullanılıyor.

Fehime Sultan Yalısı
Esma Sultan Yalısı ve Boğaz Köprüsü’nün arasında Fehime Sultan Yalısı’nın yangından geriye kalan dört duvarını görebilirsiniz. Ortaköy Camii’nden sonra kuzeye doğru devam eden sahil yolunda ‘Hanım Sultan Sarayları’ olarak geçen bir dizi yalıdan biri olan bu zarif yapı, Gazi Osman Paşa Yalısı olarak da biliniyor. Plevne Savaşı kahramanı Paşa’ya 1883 yılında II. Abdülhamid tarafından hediye edilmiş. Paşa’nın oğlu Kemaleddin Paşa, Sultan’ın kızı Naime Sultan ile evlenince Naime Sultan Yalısı olarak da adlandırılmış. 1901 yılında Sultan V. Murad’ın kızı olan Fehime Sultan’a hediye verilmiş. Daha sonra Gazi Osman Paşa Ortaokulu olarak kullanılan yalı, 2003’te yandı. THY ve DO&CO ortaklığıyla Fehime ve Hatice Sultan yalıları restore edildikten sonra butik otel olacak.

Yılanlı Yalı

İsmi kendi kadar güzel değil ama mecburiyetten verilmiş; II. Mahmud, Hariciye Nazırı (Dışişleri Bakanı) Mustafa Efendi’nin yalısını pek beğenmiş ve konuyu ortak dostları Said Efendi’ye açmış. Said Efendi arkadaşını ve yalısını korumak için yalının yılanlı olduğunu uydurmuş.  Padişahın yalıyı almasını önlemiş ama yalının adı da ‘Yılanlı Yalı’ olarak kalmış. Yalı 1964 senesinde çıkan şaibeli bir yangınla tamamen yanmış. 1989’da mirasçısından satın alınan yalının bir kısmı aslına uygun olarak restore edildi. Diğer kısmı ise çirkin beton bir apartman ve üzerinde Yılanlı Yalı yazıyor! Yalı Aydın Bolak’a aitti. 10 milyon dolarlık borç karşılığı Albaraka Türk’e geçtiği yazıldı, oysa Bursalı sanayici bir aileye satıldı.

Said Halim Paşa Yalısı
1863 yılında Aristarhis Ailesi, eski bir binanın yerine yeni bir yalı yaptırmış. Burayı daha sonra satın alan Abdülhalim Paşa, yalının hem harap hem de istediği büyüklükte olmaması sebebiyle Çanakkaleli mimar Petraki Adamanti’yi daha büyük bir bina yapması için görevlendirmiş. Öldüğünde oğullarından Said Halim, diğer sekiz kardeşinin hisselerini satın alıp tek başına buranın sahibi olmuş. Zaman zaman önündeki heykelden dolayı ‘Aslanlı Yalı’ olarak da adlandırılıyor. Neoklasik bir mimariye sahip Said Halim Paşa Yalısı 1995 yılında şaibeli bir yangının kurbanı oldu. Geçirdiği restorasyondan sonra özellikle düğünler için kullanılan popüler bir mekan haline geldi. Modern Mısır’ın kurucusu olarak anılan Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın torunu olan ve 1913’ten 1917’ye kadar sadrazamlık yapan Said Halim Paşa, başta imparatorluğun tarafsız kalması için uğraşmış ama Almanya’yla beraber Osmanlı’nın savaşa girmesine neden olan antlaşmayı imzalamak zorunda kalmış. Ardından da Malta’ya sürgüne gönderilmiş. 1921’de Roma’da bir suikast kurbanı olarak hayatını noktalamış.

Marki Necib Bey Yalısı
Adından da anlaşılacağı gibi Necib Bey bir Fransız asilzadesi. Melike Aliye Hanım’la evlenebilmek için Müslüman olmuş. Yalının arkasında bulunan kuleli bina Necib Bey’in kışlık köşküymüş. İhmal sonucu köşk 2010’da çöktü. Şu anda Demirören Ailesi’ne ait olan yalı 1983’te bir yangına kurban gittikten sonra restore edildi.

Saffet Paşa Yalısı
1907 yılında yapılmış, Boğaz’ın en büyük rıhtımına sahip yalılarından biri. Çoğu yalıyla aynı kaderi paylaşmış ve bir yangına kurban gitmiş. 2008 yılında küllerinden tekrar yaratıldı. Adını Sedat Simavi’nin dedesinden alıyor. Yalı, Dinç Bilgin’e aitti, ondan Erol Toksöz’e geçti. Toksöz ailesi Sanovel İlaç ve Sagra’nın da sahibi.


Paylaş
#
#
#
#
#
#
Bu konu hakkında henüz yorum yapılmadı.
DİĞER YAZILARI










ALIŞVERİŞ
Tommy Hilfiger yılbaşı koleksiyonunu 'Happy Holidays from The Hilfigers' adlı bir rekla...
İSTANBUL LIFE TV
Bebek Parkı’nın karşısında yer alan Kırıntı, her damak tadına hitap eden bir menüye sahip.
FOTO GALERİ
Cadde'nin En Yenisi
Düşünmeden, sorgulamadan akışında savrulup gitmeye ne dersiniz?
Kış sezonunun nabzını tutan 14 mekandan gece alemine ışık tutuyoruz.
Sanat adına birçok soru soruyor
‘Eski’yi yenileyerek yaşatıyor
SEMT REHBERİ
Yılbaşı gecesini dolu dolu geçirmek isteyenler için en iddialı restoran, bar, kulüp önerileri...
OY VERİN!
İstanbul'un trafik sorununda önümüzdeki beş yıl içinde bir iyileşme bekliyor musunuz?

EDİTÖRDEN
Mayısla birlikte yaza geri sayım başladı. Şehirde açık hava mekanlarında keyif yapmanın...
360° İSTANBUL
İstanbulun en güzel yerlerini bilgisayarınızın başından kalkmadan dolaşabilirsiniz.
TARTIŞIN!
İstanbul gecelerinin vazgeçilmez mekanlarından ilk üçü sizce hangisi?
3 kişi fikir belirtti!
Siz de katılın!
KİTAP
İstanbul Life, okurlarını kapak yapıyor

DERGİDE BU AY!
Editörden...
Teraslar, bahçeli mekanlar, şık restoranlar, gece kulüpleri… Mevsimin tadı bu mekanlarda çıkar.
İsviçre’nin güneyinden İstanbul’a uzanan Fossati kardeşlerin ilginç hikayesi...
Festivalden konsere, tiyatrodan sergiye takip edebileceğiniz etkinlikler ajandamızda!
Hayatımın Aşkı dizisiyle ekrana dönen oyuncuyla İstanbul’u ve yeni dizisini konuştuk.
ŞEHİR REHBERİ
Günümüzde moda trendleri artık sokaklarda...
ŞEHRE DÖNMENİN GÜZELLİĞİ
Çocukken pul koleksiyonu yapardım
Tantuni, Mersin denince akla ilk...
“Vefa İstanbul’da bir semt adıymış”...
Kuledibi’nde ‘Dil’ buluşması Geçen ayın...
Advertisement