Ana Sayfa | Yazarlar  | Dolunay ve Boğaz
Dolunay ve Boğaz | Saffet Emre Tonguç
İstanbul’un simgesidir Boğaz. Gün ışığının maviliklerle flört ettiği gündüz saatleri geceye dönerken doğa onu gümüşten bir çerçeveye hapseder. Dolunay bambaşka bir eda katar Boğaz’a. Son yıllarda bu keyfi yaşamakla yetinmeyip paylaşmaya da başladım. Hani ne derler, hayat paylaşınca güzel.

Hayatta iddiacı olmayı hiç sevmedim. Ancak söz konusu akşam saatlerinde Boğaz ise bu kuralın dışına çıkarım. Akşamın çökmesiyle birlikte bir ışık seliyle yıkanan Rumelihisarı, Kuleli Askeri Lisesi, Beylerbeyi ve Dolmabahçe sarayları ile daha nicelerinin büyülemediği bir kalp görmedim. Tarihi Yarımada’ya doğru giderken Kız Kulesi bir ışık hüzmesinin altında yüzyıllardır aynı sevdayı anlatır. Tarihi Yarımada’ya geldiğinizde ise tüm haşmetiyle Topkapı Sarayı, Ayasofya, Süleymaniye ve Galata Köprüsü girecek kadrajınıza. Galata Kulesi de ışıklandırılmış haliyle taçlandıracak tabloyu. 14 Mayıs ve 13 Haziran tarihlerinde tekrarlayacağım dolunay zamanında Boğaz turunda çok yer görüyoruz. İsterseniz rotamızdaki en güzel yalıların hikayesini anlatayım size.

Yılanlı Yalı
Bizde nazar değmesin diye güzele çirkin demek adettir. Bebek’ten Rumelihisarı’na doğru yürürken karşınıza çıkacak bu zarif XVIII. yüzyıl yapısının da benzer bir öyküsü var. Zamanın Hariciye Nazırı Mustafa Efendi’ye ait olan bina, güzelliğiyle Sultan II. Mahmud’un dikkatini çekmiş. Bunu duyan Said Efendi de arkadaşının yalısını kurtarmak için yalının yılanlı olduğunu yaymış etrafa. Böylece yalı padişahtan kurtulmuş ama adından kurtulamamış. Günümüzde bile aynı isimle anılıyor. 1968’de çıkan bir yangında harap olan yalının yerinde iki bina var bugün. Biri aslına uygun olarak restore edilen yalı, diğeri ise ona hiç benzemeyen ve ne yazık ki üzerinde ‘Yılanlı Yalı’ yazan beton bir apartman.

Şerifler Yalısı
Avrupa yakasının en eski yalısı XVIII. yüzyılda inşa edilmiş. Emirgan’daki yalı adını bir zamanlar ait olduğu Mekke Şerifi Hüseyin’den alıyor. Bir zamanlar deniz kıyısındaymış. 1940’lı yıllarda yapılan yol genişletme çalışmaları sırasında harem bölümü yıkılınca içeride kalmış. İç dekorasyonunda kullanılan süslemeler tezyin sanatının en nadide örnekleri olarak gösteriliyor.

Afif Ahmed Paşa Yalısı
Yaşı uygun olanlar yıllar önce TRT’nin çektiği Şükran Güngör ve Müjde Ar’ın başrollerini paylaştığı ‘Aşk-ı Memnu’dan hatırlayacak Afif Ahmed Paşa Yalısı’nı. Daha gençler ise ‘Binbir Gece’ dizisinden. Yeniköy’deki bina XIX. yüzyıl sonlarında doğu-batı sentezini yansıtacak bir tarzda inşa edilmiş. Mimarını çok iyi tanıyorsunuz; İstanbul’a Pera Palas Oteli ve Osmanlı Bankası binası gibi birçok eser bırakan Alexandre Vallaury. İlk olarak Reşit Paşa’nın kızı Ferendiz Hanım için 2.500 metrekarelik bir alana yapılmış. Bugün bağımsız gibi görünen koru o zamanlar yalının arka bahçesiymiş. Yalı adını ikinci sahibi olan Afif Ahmed Paşa’dan alıyor. Ahmed Paşa satın aldığı binayı yıktırıp Vallaury’ye emanet etmiş. İnce işçiliği ile deniz tarafından bakanlara görsel bir şölen sunan yalıda, Agatha Christie ünlü ‘Orient Ekspresi’nde Cinayet’ adlı romanını yazmak için İstanbul’u ziyaret ettiğinde misafir edilmiş.

Şehzade Burhaneddin Efendi Yalısı
64 odasıyla Boğaz’daki en büyük yalılardan biri. Amcası Sultan Abdülaziz tarafından 1911 yılında satın alınmış ve şehzadeye hediye edilmiş. 1912’de Burhaneddin Efendi kendi zevkini yansıtacak şekilde elden geçirtince bugünkü görüntüsüne kavuşmuş. Daha sonraki sahibi Türk asıllı Mısırlı Ahmed İhsan Bey sayesinde halk arasında Mısırlılar Yalısı olarak da tanınmış. Amcazade ve Kıbrıslı yalılarından sonra en uzun rıhtıma sahip. Yapının bir özelliği de 150 milyonluk satış fiyatıyla dünyanın en pahalı 10 evi arasında yer alması.

Kont Ostrorog Yalısı
XIX. yüzyılda yapıldığı düşünülen yalı adını ikinci sahibi Leon Ostrorog’dan alıyor. Polonya asıllı olan Kont bir İslam hukuku uzmanıymış ve imparatorlukta danışmanlık görevinde bulunmuş. Muhteşem yalısında misafir ettiği ünlüler arasında bir İstanbul aşığı olan Pierre Loti de var. Boğaz’ın en güzel yalılarından biri. 15 odalı bina bir cephesiyle denizle kucaklaşırken, arka cephesi tarihi eserleri de barındıran rengarenk çiçeklerin donattığı bir bahçeyle bütünleşiyor. İç dekorasyonunda Osmanlı bezeme ve ahşap işçiliğinin en zarif örneklerine rastlıyorsunuz. Kandilli’deki yalı bugün Rahmi Koç’a ait.

Mabeyinci Faik Bey Yalısı
Beylerbeyi’nde tekneyle önünden geçerken iki yeşil kulesi ile hemen tanıyacaksınız. II. Abdülhamid döneminde Yıldız Sarayı’nda görev yapan Mabeyinci (padişahın özel kalem müdürü) Faik Bey tarafından yaptırılmış. Faik Bey zamanında edebiyat ve müzik sohbetlerine ev sahipliği yapan bu zarif bina Melina Mercuri ve Peter Ustinov’un başrollerini paylaştığı ünlü ‘Topkapı’ filminde de kullanılmış.1950’li yıllarda yapılan restorasyonda özgün halinden biraz uzaklaşsa da Osmanlı mimarisine ait detayları, zarafeti ve vakur ifadesiyle görenlerin zihninde yer etmeye devam ediyor.

Sadullah Paşa Yalısı
Çengelköy sahilini süsleyen aşı boyalı ahşap bina XVIII. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş. Boğaz’ın en güzel yalılarından biri. Üst kat salonu Osmanlı otağı şeklinde yapılmış. Tavan işçiliği muazzam. Salona çıkan merdivenin yanına orkestra için özel bir yer yapılmış. Odalardaki Edirne işi bezemeler inanılmaz güzel. Paşa politik nedenlerden yurt dışına gönderilmiş ve girdiği bunalım sonucu 1891’de Viyana’da intihar etmiş. Büyük bir aşka tanıklık etmiş yalı. Eşinin öldüğüne asla inanmayan Necibe Hanım, 1917’de vefat edene kadar, evi daima Sadullah Paşa gelecekmiş gibi hazır tutmuş, onun en sevdiği elbiseleri giymiş.

Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı
Gördüğünüzde çok tanıdık gelecek çünkü Boğaz’da resmi en çok çekilen yalılardan biri. Aşı boyalı yalı üç, iki ve tek katlı yan yana dizilmiş üç bölümden oluşuyor. XVIII. yüzyılda yapılan, bugünkü görüntüsüne XIX. yüzyılda kavuşan yalı mimarisi, süslemeleri kadar bahçesi ile de ilgi çekiyor. Osmanlı İmparatorluğu’nda, II. Mahmud zamanında açılan ilk tıp okulundan mezun olan Salih Efendi aynı zamanda da bir botanik bilgini. Yalının bahçesinde her çeşit bitki, meyve ve çiçek yetiştirmiş. Kendi aşıladığı bir gül ‘Hekimbaşı Gülü’ adıyla anılıyor. Yalının bir özelliği de yapıldığı tarihten beri aynı aileye ait olması. 2010 yılında restore edilen bina bazı dizilere de ev
sahipliği yapıyor. 

Zarif Mustafa Paşa Yalısı
Boğaz’daki en eski ve en güzel yalılardan biri ve yanındaki Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı’ndan sonra Asya yakasındaki en eski ikinci yalı. İlk yapıldığında Harem, Selamlık ve Kayıkhane bölümlerinden oluşan ve bugünkünden üç kat daha büyük olan yalı, 1848 yılında Zarif Mustafa Paşa’nın mülkiyetine geçmiş. Yalı eski bir Bizans manastırının kalıntıları üzerinde yer aldığından Ayazma (Kutsal Su Kaynağı) halen binanın bahçesinde bulunuyor. Yalıdaki tarihi Türk hamamı güzel bir mermer işçiliğine sahip ve orijinal haliyle muhafaza edilmiş. Mehtap seyri için yapılan Mehtabiye, Limonluk, Kahve Odası, eskiden Maltalık adı verilen duvarları resimlerle bezenmiş yemiş odası binada ilgi çeken bölümlerden. Binadaki en önemli kısımlardan biri de kadınların deniz hamamı olarak kullandıkları yer. Bunu evin içindeki kapalı bir havuz olarak
düşünün. Mahremiyet dolayısıyla geçmişte denize giremeyen kadınlar evin içindeki bu havuzda yüzerlermiş. Şu anda Kahve Odası olarak kullanılan bu yerin camla kaplı zemininin altında balıklar yüzüyor. Yalıda 2000 yılından beri oturmakta olan aile Türkiye’nin tanıtımı için elinden geleni yapıyor. Evin zarif hanımefendisi Colin Powell, Oprah Winfrey, Madeleine Albright ve Rus Grand Düşesi Maria Vladimirovna Romanova gibi önemli misafirleri yalıda ağırlıyor.

Dolunay Zamanı Boğaz Turu
Boğaz’ı ve yalıları anlattığım turlar 14 Mayıs ile 13 Haziran tarihinde 18.00-22.30 saatleri arasında yapılıyor ve Kraliçe II. Elizabeth başta olmak üzere dünyanın en önemli devlet adamlarını ve ünlülerini ağırlayan Keyif Style yatında gerçekleşiyor. Dünyanın en güzel su yollarından birindeki binalardan, insan hikayelerinden bahsettiğim turda bol sohbet ve yalı dedikoduları da var. İlgilenenler www.saffetemretonguc.com adresini tıklayabilir.

Paylaş
#
#
#
#
#
#
Bu konu hakkında henüz yorum yapılmadı.
DİĞER YAZILARI










ALIŞVERİŞ
Tommy Hilfiger yılbaşı koleksiyonunu 'Happy Holidays from The Hilfigers' adlı bir rekla...
İSTANBUL LIFE TV
Bebek Parkı’nın karşısında yer alan Kırıntı, her damak tadına hitap eden bir menüye sahip.
FOTO GALERİ
Cadde'nin En Yenisi
Düşünmeden, sorgulamadan akışında savrulup gitmeye ne dersiniz?
Kış sezonunun nabzını tutan 14 mekandan gece alemine ışık tutuyoruz.
Sanat adına birçok soru soruyor
‘Eski’yi yenileyerek yaşatıyor
SEMT REHBERİ
Yılbaşı gecesini dolu dolu geçirmek isteyenler için en iddialı restoran, bar, kulüp önerileri...
OY VERİN!
İstanbul'un trafik sorununda önümüzdeki beş yıl içinde bir iyileşme bekliyor musunuz?

EDİTÖRDEN
Mayısla birlikte yaza geri sayım başladı. Şehirde açık hava mekanlarında keyif yapmanın...
360° İSTANBUL
İstanbulun en güzel yerlerini bilgisayarınızın başından kalkmadan dolaşabilirsiniz.
TARTIŞIN!
İstanbul gecelerinin vazgeçilmez mekanlarından ilk üçü sizce hangisi?
3 kişi fikir belirtti!
Siz de katılın!
KİTAP
İstanbul Life, okurlarını kapak yapıyor

DERGİDE BU AY!
Editörden...
Teraslar, bahçeli mekanlar, şık restoranlar, gece kulüpleri… Mevsimin tadı bu mekanlarda çıkar.
İsviçre’nin güneyinden İstanbul’a uzanan Fossati kardeşlerin ilginç hikayesi...
Festivalden konsere, tiyatrodan sergiye takip edebileceğiniz etkinlikler ajandamızda!
Hayatımın Aşkı dizisiyle ekrana dönen oyuncuyla İstanbul’u ve yeni dizisini konuştuk.
ŞEHİR REHBERİ
Günümüzde moda trendleri artık sokaklarda...
ŞEHRE DÖNMENİN GÜZELLİĞİ
Çocukken pul koleksiyonu yapardım
Tantuni, Mersin denince akla ilk...
“Vefa İstanbul’da bir semt adıymış”...
Kuledibi’nde ‘Dil’ buluşması Geçen ayın...
Advertisement