Ana Sayfa | Yazarlar  | KANLICA SANA DÜN BİR TEPEDEN BAKTIM AZİZ İSTANBUL
KANLICA SANA DÜN BİR TEPEDEN BAKTIM AZİZ İSTANBUL | Saffet Emre Tonguç
“Bir geceye bir ömür verilir Kanlıca’da, İstanbul’un sırrına erilir Kanlıca’da” diye başlayan o şarkıyı hiç dinlediniz mi? Semtin başka hiçbir yere benzemeyen dokusunu ve sakladığı güzellikleri içten bir sevgiyle anlatır… Sadece bir değil dinlemekten bıkılmayacak birçok şarkıya, gülümseyerek hatırladığımız sıcacık mahalle dizilerine, edebiyatımızın ünlü kalemlerinin şiirlerine konu olmuş havası bambaşka bir semt Kanlıca… Geçmişte ‘Glaros’ yani Rumca ‘martı’ adıyla anılırmış.  Bugünkü ismine dair rivayetler ise yazmakla bitecek gibi değil. Özellikle yalılarıyla hatıra gelse de Arnavut kaldırımlı sokakları, hanımelinden sümbüllere uzanan mis kokulu çiçekleri ve yaşattığı mahalle dokusuyla,  İstanbul’un huzur dolu noktalarından biri. Semte vapurla gelirseniz, iskeleden çıkıp ilerlediğinizde sizi sade ve samimi bir meydan karşılar. Etrafınızdaki balıkçı teknelerine gülümseyerek ve anın tadını çıkararak yavaşça yürüyün. Eski İstanbul’da olduğunuzu düşünmek için gerekli atmosfere sahipsiniz, keyfini yaşayın…



Kanlıca’daki Mimar Sinan imzası
Semtin en önemli yapılarından biri olan Gazi İskender Paşa Camii, bir Mimar Sinan eseri. Adını taşıyan paşa, hem Kanuni hem de 2. Selim döneminde görev yapan önemli bir devlet adamıymış. Van, Erzurum, Diyarbakır ve Bağdat valiliği yapmış. 1559 ve 1560 tarihleri arasında inşa edilen külliyeden, mektep, hamam ve imaret gibi bölümler yangın kurbanı olmuş. Ama Gazi İskender Paşa’nın oğlu Ahmed ile beraber yattığı türbe ve muvakkithane günümüze ulaşmış. Osmanlı’da camilerin yanına yapılan muvakkithaneler, bir nevi rasathane işlevi görmüş. Güneşe bakarak namaz ve oruç vakitlerini belirleyen muvakkitler, astronomi bilimine de önemli katkı sağlamışlar.
Yeşille mavinin aşkı: Mihrabad Korusu
➻ Yahya Kemal Beyatlı’nın “Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul” diye başlayan o meşhur dizelerinin ilham kaynağı Mihrabad Korusu. Anadolu yakasının en yeşil yerlerinden biri. Sultan 1. Mahmud döneminden bu yana kullanılan koruda, Sadrazam Damat İbrahim Paşa bir kasır yaptırarak 3. Ahmed’e hediye etmiş. Ancak Mihrabad Kasrı bir yeniçeri isyanında tamamen yanarak yok olmuş.

Çatısı hortumla uçan köşk
Kanlıca sırtlarında yer alan çok güzel bir köşk var. Vaktiyle Şirket-i Hayriye’ye görev yapan müdürlerden birine aitmiş. İsveçli bir mimara yazlık ev olarak yaptırılan köşk, bu kuzey ülkesinin esintisini Boğaz’a taşıyarak, adeta bir dağ evi havasını yansıtıyor. Çatısında, siyah volkanik bir taş olan arduvaz kullanılmış. Ama 1960’larda çıkan bir hortum felaketi nedeniyle bu çatı uçmuş, ardından yeniden yapılmış. Eski yapılarda, yangın riskini azaltmak ve evde koku olmasını önlemek için mutfakların bahçeye yapıldığı modele sık rastlanır. Bu köşkün bahçesinde de mutfakla birlikte müştemilat, havuz ve asırlık ağaçlar yer alıyor.

Öyküleriyle Kanlıca yalıları
Kanlıca, İstanbul’un yalılarıyla anılan adresleri arasında. Bunlardan biri, 1850’lerin mimari üslubunu taşıyan Sadrazam Kadri Paşa Yalısı. Sadrazamlık, sonrasındaysa Edirne Valiliği görevlerinde bulunan Kadri Paşa, yalıyı saray hekimlerinden İsmail Paşa’nın kızıyla evlendiğinde almış. Halen paşanın soyundan gelenlerin oturduğu yalı, 1991 yılında gemi çarpmasıyla ciddi hasar görmüştü. Sol yanında müziğimizin ‘Minik Serçe’sinin aşı rengi yalısı, sağında ise Cem Boyner’in yalısı yer alıyor.
Art Nouveau tarzındaki Edhem Pertev Yalısı, 1860 yılında Saraylı Fatma Hanım tarafından yaptırılmış. Ünü nostaljide kalan Pertev kremini üreten Türkiye’nin ilk eczacılarından Edhem Bey tarafından satın alınmış. Ona çok büyük bir acı yaşatmış. Çocuklarından birini, kayıkhanede oynarken vuran dalgaya kurban vermiş. Edhem Bey’in ölümünden sonra çocukları tarafından yalı bir kaptana satılmış. Özellikle balkonlarındaki abartılı işlemeler nedeniyle ‘süslü yalı’ olarak da anılıyor. 2. Abdülhamid’in kızkardeşi Cemile Sultan’a ait yalının yerine 1905 yılında yapılan Yağcı Şefik Bey Yalısı, 1989’da başarılı bir restorasyondan geçti. Şefik Bey, Donanma Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer alan isim. Yalıdaki büyük bina haremlik, yanındaki küçük bina ise selamlık olarak yaptırılmış. Sahibi, ilginç giyim tarzına ilişkin haberlerden tanıdığınız Süreyya Yalçın’ın babası Faruk Yalçın’dı. Aşı boyası rengiyle çok uzaktan bile dikkat çeken 19. yüzyıl sonuna ait Yedi Sekiz Hasan Paşa Yalısı, Osmanlı mimarisinin en güzel örnekleri arasında. Asaf Paşa Yalısı olarak da biliniyor. Yalıyı yaptıran Asaf Paşa, sonraki sahibi. Ömrünü burada noktalayansa Yedi Sekiz Hasan Paşa olmuş. Yıllar içinde birkaç kez el değiştirmiş. Semtteki yalılar arasında; 19. yüzyıldan günümüze ulaşan Prenses Rukiye Yalısı, Yağlıkçı Hacı Reşit Bey Yalısı, Atatürk’ü de ağırlayan Hacı Ahmet Bey Yalısı, Boğaz’ın en büyük rıhtıma sahip yalılarından Saffet Paşa Yalısı da yer alıyor.

Yedi-sekiz hasan paşa kimdir?
7-8 Hasan Paşa, erlikten mareşalliğe uzanan ilginç öykülerle dolu bir hayat sürmüş. Sarayın en güvenilir adamlarından biri olarak uzun yıllar görev yapmış. Okuma yazma bilmediği için adını yazmakta, imzasını atmakta zorlanan Hasan Paşa’ya, “Sen şöyle bir V çiz, yanına da ters V çiz, aralarına çizgi koy, Hasan gibi bir şey olur” denmiş. Bunlar Arap alfabesinde ‘Hasan’ kelimesine yakın bir ses verirmiş. Ama aslında biri 7, diğeri de 8 rakamlarıymış. İmzasını böyle kullandıkça adı da 7-8 Hasan Paşa olarak kalmış. Kuvvetli yapısı, sert mizacı ve saraya bağlılığı ile tanınan Hasan Paşa, Sultan Abdülaziz döneminde Beşiktaş Karakol Komutanı olarak görev yapmış. Hanedanın Topkapı’dan ayrılmasıyla imparatorluğun merkezi haline gelen Beşiktaş ve çevresinde, asayişin sağlanması çok önemli hale gelmiş. Bu görev, sadakatinden ve cesaretinden kuşku duyulmayan Hasan Paşa’ya teslim edilmiş. Adını taşıyan yalı ise Osmanlı tarihine Çırağan Baskını olarak geçen olayda gösterdiği cesaret nedeniyle sultan tarafından ödül olarak verilmiş.

Kanlıca’da Ne Yenir?
İkinci Bahar Restaurant, semtte atmosferi en keyifli ve yemekleri en lezzetli seçenekler arasında. 22 yıllık restorana ister bir hafta sonu kahvaltı keyfine, isterseniz zengin bir menüden seçim yapacağınız güzel bir akşam yemeğine gidin.
Mihrabad Cad. No: 2  Tel: 0216 425 72 92

İsmailağa Kahvesi, 1870 yılından beri açık. Geçmişte İsmet İnönü, Mareşal Fevzi Çakmak gibi müdavimleri varmış. Sadece kafe menüsü değil meşhur Kanlıca yoğurdunu da burada bulabilirsiniz. Kahvenin sahibi bir asır önce Kandilli’de Bulgarların sattığı yoğurdun benzerini satarak başlamış işe. Üzerine pudra şekerini ekleyense oğlu olmuş. İskele Yanı No: 2 Tel: 0216 413 44 69

Yakamoz, mütevazı ve lezzetli bir balık restoranı. Samimi bir atmosferde uygun fiyatlı bir yemek isterseniz deneyebilirsiniz.
İskele Yanı No: 1 Tel: 0216 331 00 13

Paylaş
#
#
#
#
#
#
Bu konu hakkında henüz yorum yapılmadı.
DİĞER YAZILARI










ALIŞVERİŞ
Tommy Hilfiger yılbaşı koleksiyonunu 'Happy Holidays from The Hilfigers' adlı bir rekla...
İSTANBUL LIFE TV
Bebek Parkı’nın karşısında yer alan Kırıntı, her damak tadına hitap eden bir menüye sahip.
FOTO GALERİ
Cadde'nin En Yenisi
Düşünmeden, sorgulamadan akışında savrulup gitmeye ne dersiniz?
Kış sezonunun nabzını tutan 14 mekandan gece alemine ışık tutuyoruz.
Sanat adına birçok soru soruyor
‘Eski’yi yenileyerek yaşatıyor
SEMT REHBERİ
Yılbaşı gecesini dolu dolu geçirmek isteyenler için en iddialı restoran, bar, kulüp önerileri...
OY VERİN!
İstanbul'un trafik sorununda önümüzdeki beş yıl içinde bir iyileşme bekliyor musunuz?

EDİTÖRDEN
Mayısla birlikte yaza geri sayım başladı. Şehirde açık hava mekanlarında keyif yapmanın...
360° İSTANBUL
İstanbulun en güzel yerlerini bilgisayarınızın başından kalkmadan dolaşabilirsiniz.
TARTIŞIN!
İstanbul gecelerinin vazgeçilmez mekanlarından ilk üçü sizce hangisi?
3 kişi fikir belirtti!
Siz de katılın!
KİTAP
İstanbul Life, okurlarını kapak yapıyor

DERGİDE BU AY!
Editörden...
Teraslar, bahçeli mekanlar, şık restoranlar, gece kulüpleri… Mevsimin tadı bu mekanlarda çıkar.
İsviçre’nin güneyinden İstanbul’a uzanan Fossati kardeşlerin ilginç hikayesi...
Festivalden konsere, tiyatrodan sergiye takip edebileceğiniz etkinlikler ajandamızda!
Hayatımın Aşkı dizisiyle ekrana dönen oyuncuyla İstanbul’u ve yeni dizisini konuştuk.
ŞEHİR REHBERİ
Günümüzde moda trendleri artık sokaklarda...
ŞEHRE DÖNMENİN GÜZELLİĞİ
Çocukken pul koleksiyonu yapardım
Tantuni, Mersin denince akla ilk...
“Vefa İstanbul’da bir semt adıymış”...
Kuledibi’nde ‘Dil’ buluşması Geçen ayın...
Advertisement