Ana Sayfa | Yazarlar  | Lizbon hatırası!
Lizbon hatırası! | Alex Akimoğlu
Uçak, İstanbul’a dönmek üzere havalandığında tekrar geri gelme özlemi doğdu içime tuhaf bir şekilde. Sanki bir şeyler kopup kalmıştı Lizbon’da.

Geride kalan dört günde, hayatımda önemli olan iki şehirden de bir şeyler kopup kalmıştı Lizbon’da. Her nedense İstanbul veya Paris’ten ayrılıyor duygusu kaplamıştı ruhumu. Yıllardan beri Portekiz’in başşehri Lizbon’un İstanbul’a olan benzerliğini duyardım dostlarımdan. Paris’te yaşadığım yıllarda genellikle Portekizli olan apartman görevlilerinin akşamları kızarttıkları balık kokusu aklıma gelir o ülke insanlarını düşününce. Bir de merdiven başında sizi yakaladıklarında gösterdikleri sohbet etme performanslarıyla ünlüdür Portekizliler.
Sonunda dört günlüğüne de olsa Lizbon’a gitme fırsatı doğdu. Söylendiği gibi İstanbul’a benzer tarafları var, beni etkisi altına alan nostaljik şehrin. Neydi beni bu kadar etkileyen? Portekiz’le özdeşleşmiş geç barok Manuelien mimarisi mi yoksa Fransız ve İtalyan mimari etkisini ‘Portekizleştiren’ oryantalist vurgular mı? Görkemli kiliselerden mahalle arasında bulunan binalar mı, cepheyi kaplayan ve genellikle mavi-beyaz tonlarda olan muhteşem ‘Azulejos’ çiniler mi? Acaba en şık caddelerden sokak aralarına, balkonlara ve pencerelere kurutulmak üzere asılmış çamaşırlar mı bana İstanbul’u hatırlatan? (Gerçi bu konuda karşıdan karşıya gerilmiş ip tekniği ile İstanbul fark atıyor kanımca.) Yedi tepeli şehrin tepeleri, İstanbul’dakilerden daha belirgin ve dik. Bu nedenle olsa gerek, bizim Beyoğlu-Tünel arasında gidip gelen kırmızı tramvayın kardeşi olan 28 numaralı sarı tahta tramvayla, şehrin bir ucundan diğer ucuna lunaparkta eğlenircesine gidip geldik yol arkadaşım Kirk Papazyan ile.

(Burada da akbili tükendiği için tramvayın arkasına asılıp yolculuk eden öğrencilerimize fark atıyoruz.) ‘Lunapark’ belki doğru tanım Lizbon için. Çocuksu, saf, biraz da utangaç bir ruh hali var bu şehrin. Aynı duyguları Jose de Guimaranes’in desenlerinde de buluyorum Portekiz modern sanatını incelerken. Ellerimizde fotoğraf makineleriyle eski şehrin tüm sokaklarını arşınlıyoruz. Değişik desenler verilmiş parke taşlardan tedirgin oluyoruz takılıp düşeceğiz diye. Ama Lizbon burada İstanbul’a fark atıyor. Yıllanmış taşların hepsi yerli yerinde duruyor.

Hüzünlü fado müziği

Söz konusu Portekiz olunca fado müzikten bahsetmemek mümkün mü? İşte burada da bizim müziğimizde de var olan hüznü hissedebiliyorsunuz damarlarınızda. Yabancı misafirlerime, sözleri anlaşılmayan melankolik bir müzik tarzının sıkıcı olabileceğini düşündüğüm için Türk müziğini dinletirken kısa olmasına dikkat ederim hep. Fado dinlerken bunun doğru bir tespit olduğunu düşündüm. İlk başlarda sizi etkileyen hüzünlü nağmeler bir müddet sonra tarifi imkansız bir azaba dönüşüyor. Ama belki de Lizbon’dan ayrılırken beni hüzünlendiren şey burada yatıyor. İstanbul’da hissettiğim inanılmaz enerjiye rağmen bir çeşmenin, bir binanın, dilenen bir çocuğun veya Beyoğlu’nda yürürken kulağınıza gelen bir kanun sesinin hep sizin yanınızda olduğunu hissettiren nostaljik hüzün duygusu.



Paylaş
#
#
#
#
#
#
Bu konu hakkında henüz yorum yapılmadı.
DİĞER YAZILARI










ALIŞVERİŞ
Tommy Hilfiger yılbaşı koleksiyonunu 'Happy Holidays from The Hilfigers' adlı bir rekla...
İSTANBUL LIFE TV
Bebek Parkı’nın karşısında yer alan Kırıntı, her damak tadına hitap eden bir menüye sahip.
FOTO GALERİ
Cadde'nin En Yenisi
Düşünmeden, sorgulamadan akışında savrulup gitmeye ne dersiniz?
Kış sezonunun nabzını tutan 14 mekandan gece alemine ışık tutuyoruz.
Sanat adına birçok soru soruyor
‘Eski’yi yenileyerek yaşatıyor
SEMT REHBERİ
Yılbaşı gecesini dolu dolu geçirmek isteyenler için en iddialı restoran, bar, kulüp önerileri...
OY VERİN!
İstanbul'un trafik sorununda önümüzdeki beş yıl içinde bir iyileşme bekliyor musunuz?

EDİTÖRDEN
Mayısla birlikte yaza geri sayım başladı. Şehirde açık hava mekanlarında keyif yapmanın...
360° İSTANBUL
İstanbulun en güzel yerlerini bilgisayarınızın başından kalkmadan dolaşabilirsiniz.
TARTIŞIN!
İstanbul gecelerinin vazgeçilmez mekanlarından ilk üçü sizce hangisi?
3 kişi fikir belirtti!
Siz de katılın!
KİTAP
İstanbul Life, okurlarını kapak yapıyor

DERGİDE BU AY!
Editörden...
Teraslar, bahçeli mekanlar, şık restoranlar, gece kulüpleri… Mevsimin tadı bu mekanlarda çıkar.
İsviçre’nin güneyinden İstanbul’a uzanan Fossati kardeşlerin ilginç hikayesi...
Festivalden konsere, tiyatrodan sergiye takip edebileceğiniz etkinlikler ajandamızda!
Hayatımın Aşkı dizisiyle ekrana dönen oyuncuyla İstanbul’u ve yeni dizisini konuştuk.
ŞEHİR REHBERİ
Günümüzde moda trendleri artık sokaklarda...
ŞEHRE DÖNMENİN GÜZELLİĞİ
Çocukken pul koleksiyonu yapardım
Tantuni, Mersin denince akla ilk...
“Vefa İstanbul’da bir semt adıymış”...
Kuledibi’nde ‘Dil’ buluşması Geçen ayın...
Advertisement