Ana Sayfa | Yazarlar  | Narmanlı Han
Narmanlı Han | Saffet Emre Tonguç
Kimi binaların önünden geçeriz yıllarca ama fark etmeyiz. Ancak bazı binalar vardır ki en bakımsız günlerinde bile her görenin başını kaldırıp bakmasını sağlar. İşte, İstiklal Caddesi’nden Tünel’e dönerken göz göze geldiğiniz Narmanlı Han da, heybetli duruşuyla herkesin dikkatini çeker. Geçtiğimiz günlerde satışıyla yeniden gündeme gelen hanın, zamanında hapishaneden ticaret ofisine uzanan bir hikayesi var.

Bir adı da Narmanlı Yurdu olan bina 19. yüzyılın ilk yarısında inşa edilmiş. Mimarı İstanbul’a pek çok eser armağan eden ve şehre imzasını atanlar arasına ismini yazdıran Giuseppe Fossati. Rus Büyükelçiliği olarak kullanılmış önce. O zamanki gibi ifade edersek ‘Dersaadet Rusya Sefarethanesi’. Tarihe tanıklık eden şaşaalı günlere ev sahipliği yapmış elbette. O zamanın en çok sözü edilen davetlerinin mekanı ve dönemin magazin basınının gözdesi olmuş. Ancak hayalleri süsleyen pırıltılı davetlerin yanı sıra üstlendiği bir diğer görev belki de bugün görenlere yansıyan mesafeli ve soğuk duruşunu yaratmış. Binanın Sofyalı Sokak tarafındaki yüksek duvarlarla hayattan ayrılan kısmı 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Rus hapishanesi olarak kullanılmış. Kurtuluş Savaşı’nın ardından büyükelçiliklerin Ankara’ya taşınmasıyla Rus Konsolosluğu ve Rus Ticaret Ofisi olarak benzer bir görev yapmaya devam etmiş. 1930’lu yılların başında binada kala kala sadece birkaç ofis kalmış. 1933 yılı ise hepimizin bildiği ismi yani ‘Narmanlı’ ismini aldığı yıl olmuş. 1933 yılında zamanın tanınmış ailelerinden Narmanlılar’ın satın aldığı han en mutlu günlerine adım atmış. Başarılı bir ticaret hayatı olan Avni ve Sıtkı Narmanlı kardeşler binayı bir kültür ve sanat merkezine dönüştürmek için ellerinden geleni yapmışlar. Rivayet olunur ki aile çok daha fazla para kazanabilecekken odaları tüccarlara kiralamak yolunu seçmemişler. Bunun yerine tercihlerini sanatçılardan ve yayınevlerinden yana kullanmışlar. Daha az kazanmış olabilirler ancak İstanbul’a bir kültür ve sanat merkezi hediye etmişler. Ahmet Hamdi Tanpınar 1944-1951 yılları arasında Narmanlı Han’da yaşamış ve aralarında ‘Huzur’ isimli romanının da olduğu pek çok eserini burada kaleme almış. Bedri Rahmi Eyüboğlu da Narmanlı Han’ı mesken seçen sanatçılarımız arasında. Eyüboğlu ilk sergisini burada açmış. Handa yaşamından bir kesit geçirmiş sanatçılar arasında saymamız gereken bir diğer sanatçı ise ressam Aliye Berger. Ermeni gazeteci Jarmanak, gazeteci yazar Neşet Atay, Andrea Kitapevi, Heykeltıraş Firsek Karol da belli dönemlerde Narmanlı Han’ın kiracısı olmuşlar. Daha sonra ne mi olmuş? Zaman herkese ve her şeye yaptığını yapmış ve Narmanlı’yı da vurmuş. Yavaş yavaş terk edilmiş yapı. Sadece tarihi ve mimariyi sevenlerin gelip geçtikçe iç çekerek baktıkları ve yıpranmış yüzüne rağmen hayata dönmesini umdukları bir yer haline gelmiş. Geçtiğimiz günlerde medyada yer alan bir satış haberi umutları canlandırmış. Ancak umutla birlikte ilgili insanlar soru sormaya ve sahip çıkmaya da başlamışlar. Bir araya gelen İstanbul sevdalıları Narmanlı Han’ın özgünlüğünü ve güzelliğini kaybetmeden hayata döndürülmesini diliyorlar. Dilemekle de kalmıyorlar bunun için projeyi incelemeye ve hana orijinalliğini bozacak ekleme ve düzenlemelerin yapılmasını engellemek için yetkililerle temasa geçmeye başlamışlar bile.


Geniş bir avlusu var
Yüksek duvarlı iki katlı bir görüntüsü var dışarıdan bakınca. Yaklaşık 8 bin metrekareye yayılan binanın tonozlu vakur girişinden geçtiğinizde geniş bir avluya ulaşıyorsunuz. Bir zamanlar ortasında rengarenk süs balıklarının nazlı nazlı süzüldüğü anlatılan havuz ne yazık ki bugün yok. Zamanın tüccarlarının at arabalarına engel olduğu düşüncesiyle yok edilmiş. Yerine çeşitli çiçeklerin dikilmiş olması sizi ne kadar teselli eder bilemem. Burada yapılan tek katlı bina dışında avluyu çevreleyen tüm yapılar da iki katlı.



Paylaş
#
#
#
#
#
#
Bu konu hakkında henüz yorum yapılmadı.
DİĞER YAZILARI










ALIŞVERİŞ
Tommy Hilfiger yılbaşı koleksiyonunu 'Happy Holidays from The Hilfigers' adlı bir rekla...
İSTANBUL LIFE TV
Bebek Parkı’nın karşısında yer alan Kırıntı, her damak tadına hitap eden bir menüye sahip.
FOTO GALERİ
Cadde'nin En Yenisi
Düşünmeden, sorgulamadan akışında savrulup gitmeye ne dersiniz?
Kış sezonunun nabzını tutan 14 mekandan gece alemine ışık tutuyoruz.
Sanat adına birçok soru soruyor
‘Eski’yi yenileyerek yaşatıyor
SEMT REHBERİ
Yılbaşı gecesini dolu dolu geçirmek isteyenler için en iddialı restoran, bar, kulüp önerileri...
OY VERİN!
İstanbul'un trafik sorununda önümüzdeki beş yıl içinde bir iyileşme bekliyor musunuz?

EDİTÖRDEN
Mayısla birlikte yaza geri sayım başladı. Şehirde açık hava mekanlarında keyif yapmanın...
360° İSTANBUL
İstanbulun en güzel yerlerini bilgisayarınızın başından kalkmadan dolaşabilirsiniz.
TARTIŞIN!
İstanbul gecelerinin vazgeçilmez mekanlarından ilk üçü sizce hangisi?
3 kişi fikir belirtti!
Siz de katılın!
KİTAP
İstanbul Life, okurlarını kapak yapıyor

DERGİDE BU AY!
Editörden...
Teraslar, bahçeli mekanlar, şık restoranlar, gece kulüpleri… Mevsimin tadı bu mekanlarda çıkar.
İsviçre’nin güneyinden İstanbul’a uzanan Fossati kardeşlerin ilginç hikayesi...
Festivalden konsere, tiyatrodan sergiye takip edebileceğiniz etkinlikler ajandamızda!
Hayatımın Aşkı dizisiyle ekrana dönen oyuncuyla İstanbul’u ve yeni dizisini konuştuk.
ŞEHİR REHBERİ
Günümüzde moda trendleri artık sokaklarda...
ŞEHRE DÖNMENİN GÜZELLİĞİ
Çocukken pul koleksiyonu yapardım
Tantuni, Mersin denince akla ilk...
“Vefa İstanbul’da bir semt adıymış”...
Kuledibi’nde ‘Dil’ buluşması Geçen ayın...
Advertisement