Ana Sayfa | Yazarlar  | Peyderpey lezzet!
Peyderpey lezzet! | Mehmet Yaşin
Vedat Başaran, ortağı, deneyimli turizmci İskender Çayla ile birlikte, İstanbul’a bir lezzet durağı daha hediye etti. Sonuncusunun adı: Peyderpey. Sözlük anlamı: Adım, adım. Veya taksitle, küçük parçalar halinde.

Vedat Başaran’ın adını Türk mutfağına düşkün olanlar iyi bilirler. Başaran’ın açılmasına katkı yaptığı ilk mekan, Çırağan Palace Oteli’ndeki Tuğra Restoran oldu. Onu Ortaköy sahilindeki Feriye, Topkapı Sarayı’ndaki Karakol, Nuruosmaniye’deki Nar, Eminönü’ndeki Surplus restoranları izledi. Peyderpey ise İstiklal Caddesi üstünde, Rus Konsolosluğu’nun hemen yanı başındaki Richmond Oteli’nin teras katında. Otele araç ile gitmek biraz karmaşık, onun için arabanızı Tepebaşı’nda park edip, Asmalımescit’in rengarenk sokağından yürüyerek gitmenizi öneririm. Otelin 6. katında yer alan restoran, sizi önce muhteşem manzarası ile sarıp sarmalıyor. Peyderpey, sanırım İstanbul’un en güzel görüntüsünü sunuyor konuklarına. Karşıda Tarihi Yarımada, Topkapı Sarayı, Boğaz’ın girişinde gidip gelen vapurlar, gemiler, küçük tekneler, Kızkulesi, Üsküdar, Tophane ve Cihangir’in çatıları ve balkonları... Bu manzara, akşam ışıklar yanınca daha da doyumsuz oluyor. Aslında ben, ‘manzarası kuvvetli’ restoranlardan çekinirim. Bu mekanlarda hem lezzet zayıf olur hem hesap kabarık gelir. Ama Vedat Başaran’ı tanıdığım için, lezzetin de manzara kadar (hatta daha fazla) etkileyici olacağından emindim. Masama sıralanan başlangıçları görünce, restoranın adının neden ‘Peyderpey’ olduğunu daha iyi anladım. Başlangıçlar, tabaklarda küçük lokmalar halinde sunulmuştu. Tıpkı İspanyolların Tapas mezeleri gibi. Onun için birçok şeyin tadına bakma olanağını buldum. Misket limonu ile marine edilmiş Kılıç balığı, ahtapot, levrek, karides dövmesi damağımda çok taze lezzetler bıraktı. Somon ve orkinos lakerdası, torik lakerdası ile yarışacak kadar gerçekti. Türkiye’nin dört bir yanından getirtilmiş olan peynirler de etkileyiciydi. Bazılarının tadına ilk kez burada baktığımı itiraf edebilirim. Kargı tulumu gevreği eşliğinde sunulan dana lakerdası ise mutfaktakilerin ne kadar yaratıcı olduğunu kanıtlıyordu. Sıcak humus, kavrulmuş fıstık ve isot yağı eşliğinde servis edilen asma yaprağında pastırma, basit malzemelerin, yaratıcı bir ruhla birleştiğinde, lezzetin doruklarına nasıl tırmanacağının iyi bir kanıtıydı. Asmanın ekşi tadı, pastırmanın yağlı dokusuna sızınca, ortaya yemeye doyum olmayan bir tat çıkmıştı. Levrek, oldum olası sevdiğim bir balıktır. Her mevsimde balıkçılarda boy gösterir. Ortadaki kılçığı ile ızgarada pişmiş halini tercih ederim. Yanında yeşil salata yeterlidir bence. Peyderpey’de ise levrek ızgaraya, tabakta birçok yardımcı eşlik edip, lezzeti şaşırtıcı boyutlara çekmişlerdi. Örneğin, sıcak rezene, kum midyesi, sebze lalangası ve balık iliği sosu levrekle iyi uyum sağlamışlardı. Sanıyorum Peyderpey’in assolisti, ağır ateşte pişmiş ördekti. Bunun yanında da, Karaman’ın meşhur Obruk peyniri ile yapılmış ‘kaçamak’, Türkiye mantarları, yaban mersinli incir sosu yer alıyordu. Bana göre oldukça derinliği olan bir yemek olmuştu. Tabaktaki tüm lezzetler, teker teker üst düzeydeydi. Firik pilavı ile birlikte servis edilen süt danası kemiğinde kuzu kebap ise, damağımı şenlendiren bir başka yemek oldu. Tatlılar da, yemekler kadar insanı baştan çıkartan lezzetlere sahipti. Keçiboynuzu sosuyla sunulan Revan-ı Hünkar, badem gevreği üstüne konmuş yoğurt donması bence öne çıkan tatlılardan ikisiydi. Bunların hepsini nasıl yediğimi sorarsanız: Peyderpey diye yanıtlarım. Küçük, tadımlık, yavaş yavaş. Size de öneririm. İstanbul’un bu yeni lezzet durağında manzara ve lezzet muhteşem, fiyatlar ise makuldü.
İstiklal Cad. No: 227 Hotel Richmond
6. Kat Beyoğlu Tel: 0212 243 09 99


Tadı damağımda kaldı
Kaçamak nedir bilir misiniz? Mısır unu ile yapılan bir tür bulamaçtır. İtalyanlar’ın Polenta’sının yerlisi yani. En lezzetlisini Boşnakların yaptığı söylenir. Bir Boşnak olan Vedat Başaran, ızgara dana kuşgönünü, kendi yorumu olan peynirli kaçamak ile eşleştirmişti. Yalnız cimrilik yapıp, tabağa o kadar az kaçamak koymuştu ki, tadı damağımda kaldı.


Paylaş
#
#
#
#
#
#
Bu konu hakkında henüz yorum yapılmadı.
DİĞER YAZILARI










ALIŞVERİŞ
Tommy Hilfiger yılbaşı koleksiyonunu 'Happy Holidays from The Hilfigers' adlı bir rekla...
İSTANBUL LIFE TV
Bebek Parkı’nın karşısında yer alan Kırıntı, her damak tadına hitap eden bir menüye sahip.
FOTO GALERİ
Cadde'nin En Yenisi
Düşünmeden, sorgulamadan akışında savrulup gitmeye ne dersiniz?
Kış sezonunun nabzını tutan 14 mekandan gece alemine ışık tutuyoruz.
Sanat adına birçok soru soruyor
‘Eski’yi yenileyerek yaşatıyor
SEMT REHBERİ
Yılbaşı gecesini dolu dolu geçirmek isteyenler için en iddialı restoran, bar, kulüp önerileri...
OY VERİN!
İstanbul'un trafik sorununda önümüzdeki beş yıl içinde bir iyileşme bekliyor musunuz?

EDİTÖRDEN
Mayısla birlikte yaza geri sayım başladı. Şehirde açık hava mekanlarında keyif yapmanın...
360° İSTANBUL
İstanbulun en güzel yerlerini bilgisayarınızın başından kalkmadan dolaşabilirsiniz.
TARTIŞIN!
İstanbul gecelerinin vazgeçilmez mekanlarından ilk üçü sizce hangisi?
3 kişi fikir belirtti!
Siz de katılın!
KİTAP
İstanbul Life, okurlarını kapak yapıyor

DERGİDE BU AY!
Editörden...
Teraslar, bahçeli mekanlar, şık restoranlar, gece kulüpleri… Mevsimin tadı bu mekanlarda çıkar.
İsviçre’nin güneyinden İstanbul’a uzanan Fossati kardeşlerin ilginç hikayesi...
Festivalden konsere, tiyatrodan sergiye takip edebileceğiniz etkinlikler ajandamızda!
Hayatımın Aşkı dizisiyle ekrana dönen oyuncuyla İstanbul’u ve yeni dizisini konuştuk.
ŞEHİR REHBERİ
Günümüzde moda trendleri artık sokaklarda...
ŞEHRE DÖNMENİN GÜZELLİĞİ
Çocukken pul koleksiyonu yapardım
Tantuni, Mersin denince akla ilk...
“Vefa İstanbul’da bir semt adıymış”...
Kuledibi’nde ‘Dil’ buluşması Geçen ayın...
Advertisement