Ana Sayfa | Yazarlar  | Splendid Palas nostaljisi
Splendid Palas nostaljisi | Saffet Emre Tonguç
Geçmişin görkemini yansıtan Büyükada’daki Splendid Palas hep önünden geçip kalmayı hayal ettiğim bir oteldi. Bir tatili fırsat bilip soluğu Ada’da aldım. Akşamüstü kalabalıklar şehre dönerken, otelden manzarayı izlemek müthişti.

Tarih Vakfı’nın aktardığına göre otelin kurucusu Sakızlı Müşir Kazım Paşa, Plevne Müdafaası da dahil olmak üzere uzun yıllar kahramanlıklarla anıldıktan sonra 1909’da emekliye ayrıldı. Avrupa seyahatlerinde gördüğü otellerden gerek mimari yönleriyle gerekse ticari faaliyetleri bakımından etkilenmişti. 1901’de yanarak tahrip olan Büyükada Giacomo Oteli’nin bulunduğu araziyi satın alan Kazım Paşa, buraya şimdiki Splendid Palas’ı inşa ettirdi. Ardından Tokatlıyan Oteli’nin üç garsonu olan Dikran, Tavit ve Onnik Beyler mekanı kiralayarak işletmeye başladı. Daha önce aynı adla bir lokanta işleten bu üç ortak, otele de Splendid adını verdi. Kârgir üslupla başlayan inşaat, Mimar Kaludi Laskaris Kalfa’nın telkinleriyle ahşaba döndü. Kazım Paşa da, genel hatlarıyla Fransız apartmanlarını andıran yapıya iki kubbe eklettirdi. İç dekorasyon ise üç gayrimüslim girişimcinin zevklerini yansıtıyordu. Ratzkowski ve H. Mocel gibi ressamların tablolarıyla süslü duvarların yanı sıra, Paris’teki Christophle mağazasından kristal takımlar ve DDO etiketli çatal bıçak takımları, Lion’dan hasır koltuklar ve İstanbul’daki Austro-Ottoman mağazasından mobilyalar alınmıştı. Elektrik bulunmayan adada sıcak su, asansör ve aydınlatma için bir gaz jeneratörü çalıştırılıyordu.
I. Dünya Savaşı başlamadan önce otel bazı ünlü misafirleri de ağırlamaktaydı. Bunlardan biri olan Yahya Kemal, savaş başladığında tek düzenli müşteriydi; ancak Halit Fahri Ozansoy’a göre otel, bu tek müşteriye bile saygı duyar ve kapılarını kapatmazdı. Otel, o yıllarda Batı dillerinden geçen ve ‘s’ harfi ile başlayan pek çok kelimede olduğu gibi, ‘İsplandit’ şeklinde de anıldı. 1914 öncesinde İstanbul’un en saygın mekanlarından biri haline gelip, çoğunlukla gayrimüslim müşteriler için düzenlenen geceler ve balolara ev sahipliği yaptı. Ancak I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla işler bozulunca, işletmeciler oteli açmak için Karagözyan adlı bir Ermeni’den aldıkları borcu ödeyemeyecek duruma düştü. İcra işlemi başladıysa da Kazım Paşa’nın müdahalesiyle otelin özenle seçilmiş eşyaları kurtuldu. 1925 yılından itibaren garsonu Teodor Plakis Efendi ve 1913’te ekibe katılarak 1963’e kadar müdürlük de dahil pek çok görev yürüten Haralambos Melanidis gibi eski ve yeni çalışanlarıyla otel hızla toparlandı, 1929 yılında gazetelere ilan vermeye başladı. Bunlardan birinde, Avrupa ve Şark mutfağı, salon orkestrası ve caz bandıyla beş liradan itibaren tam pansiyon verilen hizmetten söz ediliyordu: “Aileler ve uzun müddetle ikamet için hususi tarife. Bir evi kiralamadan evvel Splendid Otel’in fiyatlarını tedkik ediniz.” Yapılan tadilatın ardından yemek salonu, nişan merasimi gibi etkinliklere ev sahipliği yapar hale de gelmişti. Mr. Lala adlı birinin işletmeci olduğu 1929 senesinde Büyükada’ya gelen Gazi Mustafa Kemal akşam yemeğini burada yemiş ve geç saatlere kadar kalmıştı. Zaten Atatürk bu aileye yabancı değildi. Başta Kazım Paşa’nın kızı Nazire Hanım olmak üzere aile içinde pek çok arkadaşı vardı. Mütareke yıllarında Anadolu’ya geçmeden önce sık sık Kazım Paşa’nın Şişli’de Karlo Apartmanı’ndaki dairesinde aileyi ziyaret ederdi.
 
Hala aynı güzellİkte
Dönemin tüm önemli ticaret kayıtlarında, turizm rehberlerinde Splendid’i görmek mümkündü; 1929 Salnamesi’nde ‘İspilandit’, 1932’de Annuaire Oriental’de ‘Splandit Oteli’ adıyla yerini buluyordu. Türkçe tabela kullanma politikaları çerçevesinde Büyükada’daki oteller eski isimlerine de atıf yapan Türkçe adlar kullanmaya başladığında Splendid de tabelasını şöyle düzenlemişti: ‘Kazımpaşa Oteli-Eski Splandit.’ 1934 yılında otelin üzerinde bulunduğu Macar Caddesi de ismi değiştirilerek 23 Nisan Caddesi oldu. 1936 yılında Kazım Paşa hayata gözlerini yumdu. Otelin mülkiyeti de güzelliğiyle meşhur kızı Nazire Tokgöz’e geçti. Lakin Nazire Hanım da ancak beş yıl işin başında kalabildi; 1941’de onun ölümünün ardından otel kısa bir süre kapalı kaldı. İşleri İsmail Hakkı Tokgöz devraldığında, Splendid Otel pek çok gözlemci tarafından birinci sınıf oteller arasında sayılmaktaydı. II. Dünya Savaşı sonrasında bir kadının geceyi tek başına geçirebileceği, oda fiyatları 7 ila 10 liradan başlayan, Amerikan barıyla yemek salonu mükemmel bir yerdi Splendid. Otelin binası günümüzde dahi Ada’nın en çok dikkat çeken ahşap binalarından biri. Bu nedenle Büyükada’da çekilen Türk sinemasının en erken örneklerinden itibaren tercih edilen mekanlar arasında yer almış, birçok romana ilham kaynağı olmuştur. 1957’de İsmail Hakkı Tokgöz’ün vefatının ardından otelin mülkiyeti ve işletmesi kızı Belma Hatice ve onun eşi Nihat Hamamcıoğlu’na geçti. Belma Hanım ve Nihat Hamamcıoğlu idaresinde Splendid Palas eski heyecanını sürdürmeyi başardı; zira bu çift Büyükada’nın da Splendid’in de geleneğinin farkındaydı. Bunun sayısız örneği vardı: 1953’te Ayetullah Ömer ve İbrahim Çallı’nın resim sergisi yaptığı otel 1985’te de amatör ressamları ağırladı. Atatürk döneminden sonra Büyükada’da yapılmayan Cumhuriyet Balosu 1996 yılında yine eski adresi Splendid’e döndü ve sonraki yıllarda da tekrar edildi. 35 yıl sonra 1997’de doğup büyüdükleri toprakları ziyarete gelen Rumları konuk eden de yine Splendid oldu. Hamamcıoğlu ailesi Splendid Otel’i, kurdukları Turyat Turizm Yatırım ve Ticaret Ltd. Şti. bünyesinde günümüze değin işletti ve işletmeye devam ediyor. Başta
Hamamcıoğlu müesseseleri olmak üzere pek çok tarihi ticari kuruluşun sahibi olan aile, Splendid Palas’ı ticari bir kuruluş olmanın ötesinde bir aile yadigarı ve kültür mirası olarak yaşatma gayretinde.


Paylaş
#
#
#
#
#
#
Misafir
Her daim yılmadan üreterek çizdiğin yolun açık olsun Barış'cığım...
Bence bu yorum Güzel!(0 oy) Olmamış!(0 oy) 26.09.2012
DİĞER YAZILARI










ALIŞVERİŞ
Tommy Hilfiger yılbaşı koleksiyonunu 'Happy Holidays from The Hilfigers' adlı bir rekla...
İSTANBUL LIFE TV
Bebek Parkı’nın karşısında yer alan Kırıntı, her damak tadına hitap eden bir menüye sahip.
FOTO GALERİ
Cadde'nin En Yenisi
Düşünmeden, sorgulamadan akışında savrulup gitmeye ne dersiniz?
Kış sezonunun nabzını tutan 14 mekandan gece alemine ışık tutuyoruz.
Sanat adına birçok soru soruyor
‘Eski’yi yenileyerek yaşatıyor
SEMT REHBERİ
Yılbaşı gecesini dolu dolu geçirmek isteyenler için en iddialı restoran, bar, kulüp önerileri...
OY VERİN!
İstanbul'un trafik sorununda önümüzdeki beş yıl içinde bir iyileşme bekliyor musunuz?

EDİTÖRDEN
Mayısla birlikte yaza geri sayım başladı. Şehirde açık hava mekanlarında keyif yapmanın...
360° İSTANBUL
İstanbulun en güzel yerlerini bilgisayarınızın başından kalkmadan dolaşabilirsiniz.
TARTIŞIN!
İstanbul gecelerinin vazgeçilmez mekanlarından ilk üçü sizce hangisi?
3 kişi fikir belirtti!
Siz de katılın!
KİTAP
İstanbul Life, okurlarını kapak yapıyor

DERGİDE BU AY!
Editörden...
Teraslar, bahçeli mekanlar, şık restoranlar, gece kulüpleri… Mevsimin tadı bu mekanlarda çıkar.
İsviçre’nin güneyinden İstanbul’a uzanan Fossati kardeşlerin ilginç hikayesi...
Festivalden konsere, tiyatrodan sergiye takip edebileceğiniz etkinlikler ajandamızda!
Hayatımın Aşkı dizisiyle ekrana dönen oyuncuyla İstanbul’u ve yeni dizisini konuştuk.
ŞEHİR REHBERİ
Günümüzde moda trendleri artık sokaklarda...
ŞEHRE DÖNMENİN GÜZELLİĞİ
Çocukken pul koleksiyonu yapardım
Tantuni, Mersin denince akla ilk...
“Vefa İstanbul’da bir semt adıymış”...
Kuledibi’nde ‘Dil’ buluşması Geçen ayın...
Advertisement