Ana Sayfa | Yazarlar  | Tatile Hazır mısınız?
Tatile Hazır mısınız? | Saffet Emre Tonguç
Yaz geldi! Tatilde ne yapacağınız henüz belli değilse, panik yok. Üç önerimiz var: Langkawi Adası, Kıbrıs ve harika bir cruise turu.

Uzaklarda bir cennet: 
Langkawi
İtiraf edeyim ki “Bir de bu adaya bakalım, nasılmış?” diyerek gittim Malezya’nın Langkawi Adası’na. Fazla bir beklentim yoktu. Ruhumu cennette bıraktıktan sonra döndüm olağana. Önce başkente gidiyorsunuz. Kuala Lumpur’dan adaya ulaşmak  sadece bir saatlik bir uçuş. Sonrasında yeşilin hakimiyeti başlıyor. Langkawi aslında 104 adadan oluşuyor ama gelgit zamanı ada sayısı 99’a düşüyor.
Adayı sevmemin en önemli sebebi kaldığım Four Seasons Hotel (www.fourseasons.com/langkawi) oldu. Yağmur ormanlarının içinde, sırtını 550 milyon yıllık kayalara dayamış bir yerde, 48 hektarlık bir alana sadece 91 villa inşa etmişler. Plajı 1.5 kilometre uzunluğunda. Ortada gereksiz kalabalıklar yok. İnşaat dokuz yıl sürmüş, ortaya sıra dışı bir mimari çıkmış. Gördüğüm en güzel otellerden biri. Ama bisiklet kiralamanız lazım, çünkü odadan restorana bisikletle gitmek bile beş dakika sürüyor. Otelin SPA’sı ise hayatınızın kalan kısmını geçirebileceğiniz bir yer.
Pavilion isimli restoranına yemeğe gittiğim Datai (www.thedatai.com) da çok etkileyici bir otel ama odaları sıradan, bir de merkezden bayağı uzak. Odalara maymunların girmesi de işin bir başka boyutu! Bütçesi kısıtlı olanlara ise Bon Ton’u (www.bontonresort.com) tavsiye ederim. Otantik Malay evlerini farklı bölgelerden getirip otel odalarını oluşturmuşlar. Ambiyansı da keyişi, restoranı da. Langkawi’de dışarıda yemek için ise Wonderland’i tavsiye ederim. Çok sıradan bir balık lokantası ama yemekler çok leziz.

BUNLARI YAPIN
• Mangrove turuna katılın. Dünyada 26 ülkede 90 geopark bulunuyor, UNESCO’nun Güney Doğu Asya’da belirlediği ilk parkı da Langkawi’de. Adada 40 kilometrekarelik bir alanda mangrove ağaçları var ve tekneyle geopark’taki bu bölgeye gidebiliyorsunuz. 118 ülkede, 80 değişik çeşit mangrove ağaçları yetişiyor, en ilginci de bu ağaçların deniz suyunda yaşamaları. Boyları 60 metreye çıkabiliyor. Dünyada 233 çeşit yırtıcı kuş var. Malezya’da bunların 41 çeşidi yaşıyor. Mangrove turunda bazı kuşları ve kartalları görmek mümkün. Üç saatlik bir tur, doğayla bütünleşmenizi sağlıyor.
• Teleferikle Mat Cincang Dağı’na çıkıp 708 metreden manzarayı seyredin. Aşağıdaki ormanlar ve Andaman Denizi etkileyici. ‹sterseniz hem karada hem denizde giden ördek turlarına da katılabilirsiniz.
*Adı kahverengi kartal anlamına gelen Langkawi’de yapabileceklerinizden biri de üç saatlik bir bisiklet turu. Pirinç tarlaları, yağmur ormanları, şelaleler, göller, plajlar ve küçük köyler eşlik edecek turunuza. Bu aynı zamanda yerel hayatı görmenin en iyi yolu.


CRUISE ile Karayipler’e yolculuk
Türk gezginlerin yeni yeni farkına vardığı turistik gemi yolculuğu ya da bilinen adıyla cruise turizmi, gelişen dünya turizmine paralel olarak artık eskisinden daha da popüler. Önceden sadece üst düzey gelir grubuna ait insanların yararlanabildiği yolcu gemilerinde tatil yapma fırsatından, fiyatlarda yaşanan düşüşlerden sonra orta gelir grubundan kişiler de yararlanır oldu. Gemi sayılarının ve yolcu kapasitelerinin artması rekabete yansıyınca, bir haftalık gemi seyahatinin fiyatı, beş yıldızlı otelde yapılan bir tatille aynı rakama gelmeye başladı. Günümüzde altı bin yolcu taşıyan ve yaklaşık iki yolcuya bir personelin düştüğü Oasis of the Seas ve Allure of the Seas gibi dev gemiler adeta yüzen küçük şehirler gibi. Bavul toplamadan, havaalanlarında perişan olmadan seyahat edebilmek, hep aynı kabinde kalmak, aynı yatakta uyumak ama her gün ayrı bir coğrafyada uyanmak, indiğiniz liman kötü bile olsa temiz bir kabine döneceğinizi, lezzetli yemekleri yiyeceğinizi bilmek, gemi yolculuğunu cazip hale getiren sebeplerden sadece bazıları.
Mart ayında Royal Caribbean International’a ait Quantum of the Seas gemisi ile New York hareketli 12 günlük bir Karayipler gezisi yaptım. Bu gezideki amacım ailem ile birlikte keyişi bir tatil yapıp günlük koşturmadan uzaklaşmaktı.
Quantum of the Seas ile yapacağımız seyahatin başlangıcında teknolojinin nasıl kullanıldığını ve hayatımızın nasıl kolaylaştığını fark ettim. Check-in esnasında klasik havaalanı veya liman kuyrukları yerine modern tabletler ile giriş işlemleri neredeyse bir dakikada tamamlanıyor ve tüm misafirler anında gemiye giriyor. Gemiye girişte ilk gözüme çarpan kafe ve dükkanlar ile dolu, oldukça büyük bir alışveriş caddesi oldu. Royal Esplanede ismindeki bu yerde gemi ortamının tamamen dışına çıkarak kendinizi bir alışveriş merkezinde gibi hissediyorsunuz. Merkezin tam ortasında yer alan ‘Bionic Bar’da robot barmenler çalışıyor ve dilediğiniz içeceği otomatik olarak hazırlıyor. Diğer katları dolaşmaya çıktığımda 19 tane restoran ile karşılaştım. Gemide yerçekimsiz ortamda uçuş deneyimi yaratan I-şy uçuş parkuru, denizden yaklaşık 60 metre yükseğe çıkan seyir terası olarak adlandırılan Kuzey Yıldızı ‘North Star’, büyük küçük herkesin ilgi odağı ve adeta bir lunaparkta geziyorsunuz hissi veren çarpışan arabalar alanı ile karşılaştım. Gemi şirketinin adeta bir standart aktivitesi olan şowRider sörf havuzu, kaya tırmanma duvarları, çok sayıda yüzme havuzu ve SPA ise çok etkileyici. Gemide gece yapılan gösteriler Broadway ayarındaydı. Konserler muhteşemdi. Teknolojinin gelişmesiyle beraber konforun ön plana çıktığı, gezginlerin ihtiyaçlarının en önemli unsur olduğu daha büyük, daha güzel ve daha şaşırtıcı gemiler yapılıyor, Royal Caribbean da bu konuda öncü şirketlerden biri. Devir artık yüzer şehirlerde tatil devri ve 2015’e damgasını yolcu gemileriyle yapılacak olan seyahatler vuracak.


GİRNE’DEN BAFRA’YA Kıbrıs
Sicilya ve Sardunya’dan sonra Akdeniz’de üçüncü büyük ada olan Kıbrıs 1571’den 1878’e kadar Osmanlılar tarafından yönetildi. Adaya 1878 ile 1960 yılları arasında ise İngilizler hükmettiler. Kıbrıs’ta 1974’teki nüfus mübadelesi ile Kıbrıslı Türkler kuzeye, Kıbrıslı Rumlar güneye giderek bugünkü yapı oluştu. Beşparmak Dağları ve sahil arasına sıkışmış olan Girne, Kuzey Kıbrıs’ın en şirin kenti. 2000 yıllık tarihe sahip olan şehir 70 kilometre mesafedeki Türkiye kıyılarına bakıyor. Girne Kalesi’ne sırtını veren at nalı şeklindeki limanı, kafe, restoran ve otele dönüştürülen eski yapılarıyla, hoş bir Akdeniz atmosferine sahip. Limanın en güzel görüntüsü için kaleye çıkın. Kaledeki 2300 yıllık batık gemi Akdeniz’in en eski ikinci batık ticaret gemisi olarak geçiyor. Girne’ye beş kilometre mesafede bir dağ köyü olan Bellapais (Beylerbeyi) hem adanın en turistik noktalarından biri hem de İngiliz yazar Lawrence Durrell’in yaşamak için seçmiş olduğu yer. Adı Fransızca’daki Barış Manastırı’ndan gelen Bellapais adanın en görkemli yapılarından biri. Günümüze kalan bölümü Fransa Kralı 3. Hugh tarafından inşa edilmiş. Ada Osmanlılar tarafından alınınca manastır ibadet için Ortodoks Rumlara verilmiş. Avlusundaki Roma dönemine ait lahitler eskiden rahipler tarafından lavabo olarak kullanılmış. Manastır Doğu Akdeniz’deki gotik sanatın en güzel örneğini sergiliyor. Altında göz alabildiğine Akdeniz uzanıyor. Gökyüzüne çıkan 480 merdiveni ve masalsı havasıyla, Girne’ye 10 kilometre mesafedeki St. Hilarion Kalesi dediklerine göre Walt Disney’in ‘Uyuyan Güzel’ masalındaki kaleye ilham kaynağı olmuş. Buffavento ve Kantara kaleleri gibi adayı Araplardan korumak için yapılan üç kaleden biri olan St. Hilarion adını bir azizden alıyor. 732 metre yüksekliğindeki Kraliçenin Penceresi’nden görünen manzara gerçekten muhteşem. Zirvesinde Prens John Kulesi’nin bulunduğu kaledeki canlandırmalarda şövalyeler döneminde yaşamın nasıl olduğunu görüyorsunuz. Girne yakınlarındaki Karmi (Türkçeleştirme çerçevesinde Karaman demişler) benim en etkilendiğim yerlerden biri. Köy meydanında küçük bir kilise var. Ara sokaklardaki evlerde ince zevklerin yansımalarını görüyorsunuz. Etrafa huzur hakim. Sanki zaman bu köyü es geçmiş gibi. Manzaralar çok güzel. Levant Restaurant’ta (Tel: 0392 833 25 59) soluklanın. Sahibi Kanadalı Debbie ile sohbet edin. Bugün köyde Finlisinden tutun İsveçlisine kadar farklı ülkelerden insanlar var. Bana göre adanın en güzel plajları Bafra bölgesinde yer alıyor. Kaya Artemis Resort & Casino adanın ilk konsept oteli. Efes’te bulunan dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı’nın bir eşi olarak tasarlanmış. Sahil ve denizi Maldivler’i aratmıyor. ‘Ezel’ dizisi, ‘Kick Boks Show’ gibi birçok dizi ve gösteriye ev sahipliği yapmış. ‘Survivor’ finalleri de her sene Kaya Artemis’te yapılıyor. Yakınlarındaki İskele’de Apostolos Andreas Manastırı, Kanakaria Kilisesi, Ayia Trias Bazilikası, Kantara Kalesi, Philon Kilisesi, İskele İkon Müzesi ve Kral Mezarları görülecek yerler arasında bulunuyor.


NE YİYELİM, NEREDE KALALIM?
Kuzey Kıbrıs’ın doğu ve batı lezzetlerini sentezleyen mutfağı tarih boyunca değişik kültürlerden etkilenmiş. Mezelerin başında humus, pastırma, yoğurt, fava, taze badem içi geliyor. Macun, fırın katmeri, samsı, kadayıf, şammali, paluze ve simit helvası ise denenmesi gereken tatlılar arasında yer alıyor. Lefkoşa’da Ömerli Meyhane’de (0533 863 92 13) çeşit ve lezzetlerde sınır yok. Esnaf lokantası olarak Müze Dostları Derneği’ni (0392 228 93 45) tavsiye ederim. Burada Kıbrıs mutfağı deyince akla gelen ve aynı adı taşıyan sebzeden yapılan molehiyasın tadına bakabilirsiniz. Kolakas, börülce ve patates köftesi de denenmesi gerekenler arasında bulunuyor. Anibal Restoran’da (0392 227 48 35) Kıbrıs’ın en iyi şeftali kebabını yapıyorlar. Lefkoşa’da otel olarak Dereboyu’nda Golden Tulip bulunuyor.
Girne’deki Archway Restaurant’ta 
(0392 816 03 63) serpme meze ve karışık kebabın tadına bakın. Hürdeniz’de (0533 868 88 38) balık yiyin. Bellapais’teki Huzur Ağaç Tavern’da (0392 815 33 80) güzel manzara da var. Aileler için Acapulco, kumlu plajıyla ideal. Lunaparkı ve aquaparkı da bulunuyor. Merit Royal ile 
Kemerli Konak butik oteli de tavsiye ederim.
Gazimağusa’da Agora Restaurant’ta fırın kebabı yiyin. Drabez şehrin iyi meyhanelerinden biri. Melandra House’da Kıbrıs mutfağını deneyimlemek mümkün. 1974’ten beri kapalı olan Maraş’ın sınırındaki Arkın Palm Beach Hotel’in plajının sonuna kadar yürüyün ve bu hayalet şehre bir bakın. Salamis Hotel ve Crystal Rocks da iyi konaklama seçenekleri arasında yer alıyor.


Paylaş
#
#
#
#
#
#
Bu konu hakkında henüz yorum yapılmadı.
DİĞER YAZILARI










ALIŞVERİŞ
Tommy Hilfiger yılbaşı koleksiyonunu 'Happy Holidays from The Hilfigers' adlı bir rekla...
İSTANBUL LIFE TV
Bebek Parkı’nın karşısında yer alan Kırıntı, her damak tadına hitap eden bir menüye sahip.
FOTO GALERİ
Cadde'nin En Yenisi
Düşünmeden, sorgulamadan akışında savrulup gitmeye ne dersiniz?
Kış sezonunun nabzını tutan 14 mekandan gece alemine ışık tutuyoruz.
Sanat adına birçok soru soruyor
‘Eski’yi yenileyerek yaşatıyor
SEMT REHBERİ
Yılbaşı gecesini dolu dolu geçirmek isteyenler için en iddialı restoran, bar, kulüp önerileri...
OY VERİN!
İstanbul'un trafik sorununda önümüzdeki beş yıl içinde bir iyileşme bekliyor musunuz?

EDİTÖRDEN
Mayısla birlikte yaza geri sayım başladı. Şehirde açık hava mekanlarında keyif yapmanın...
360° İSTANBUL
İstanbulun en güzel yerlerini bilgisayarınızın başından kalkmadan dolaşabilirsiniz.
TARTIŞIN!
İstanbul gecelerinin vazgeçilmez mekanlarından ilk üçü sizce hangisi?
3 kişi fikir belirtti!
Siz de katılın!
KİTAP
İstanbul Life, okurlarını kapak yapıyor

DERGİDE BU AY!
Editörden...
Teraslar, bahçeli mekanlar, şık restoranlar, gece kulüpleri… Mevsimin tadı bu mekanlarda çıkar.
İsviçre’nin güneyinden İstanbul’a uzanan Fossati kardeşlerin ilginç hikayesi...
Festivalden konsere, tiyatrodan sergiye takip edebileceğiniz etkinlikler ajandamızda!
Hayatımın Aşkı dizisiyle ekrana dönen oyuncuyla İstanbul’u ve yeni dizisini konuştuk.
ŞEHİR REHBERİ
Günümüzde moda trendleri artık sokaklarda...
ŞEHRE DÖNMENİN GÜZELLİĞİ
Çocukken pul koleksiyonu yapardım
Tantuni, Mersin denince akla ilk...
“Vefa İstanbul’da bir semt adıymış”...
Kuledibi’nde ‘Dil’ buluşması Geçen ayın...
Advertisement